MESAJ YAZ

 [ 2/10/2010 / 11:24:04 AM  ]

Biliyorsun her gökkuşağının bittiği yerde bir hazine saklanırmış. Gökuşağını takip ettim geçenlerde sende bitti... En değerli hazinemsin benim, canımsın.

 

 HAYAT BUYSA ÜSTÜ KALSIN ARKADAŞ

 YALNIZ ÇOCUK

Gökhan Özoğul [ 05.02.2010 / 13:17:45  ]

J::::DÜNYANIN İŞİ::::J

Ben dünyanın işine şaştımJ

yedi yaşında gözümü açtım                                                                                                      çıplak ayaklarım la sokaga kaçtım                                                                                         anamdan dogarken zaten açtım.      

 

            Ben seni gördüm kaçtım                                                                    

Ben kendi halime yandım                                                                                                        bir uykuya daldım                                                                                                                   kalktıgım da kendimi sen sandım                                                                                             Hınıslı olmak kadar dünyada daha iyi bişey yok sandım                                                           en iyi şeyin Erzurum lu vede Hınıs parmaksızlı oldugunu anladım…J   

kekil polat [ 1/30/2010 / 11:26:07 PM  ]

HER KOYUN KENDİ BACAĞINDAN

Behlül Dânâ şehirde, dolaşıp ara sıra,
Nasîhat ediyordu, bir kısım insanlara.

Ve eğer görür ise, bâzı yanlış işleri,
Derhal îkâz ederdi, gidip o kişileri.

Bu durumdan rahatsız olan bâzı kişi de,
Şikâyet eylediler, onu Hârûn Reşîd'e.

Dediler ki: "Behlül'e, söyleyin de ey sultan,
Yaptığımız işlere, karışmasın her zaman.

Bizim günahımızla, ne derdi var ki onun,
Hem kendi bacağından, asılmaz mı her koyun?"

Çağırdı Hârûn Reşîd, Behlül'ü sarayına,
Halkın şikâyetini, söyledi aynen ona.

O, terk etti sarayı, hiç bir cevap vermeden,
Ve bir kaç koyun alıp, onları kesti hemen.

Her sokağın başına, o kesik koyunları,
Kendi bacaklarından, asıverdi onları.

İnsanlar bunu görüp, dediler: "Ne olacak,
Delinin yapacağı, nihâyet budur ancak."

Lâkin günler geçtikçe, o etler kokuyordu,
Bundan bütün mahalle, rahatsız oluyordu.

Artık durulmaz oldu, bu kokudan nihâyet,
Halk gidip halîfeye, eylediler şikâyet.

Dediler: "Ey halîfe, Behlül'e söyleyiniz,
Astığı koyunlardan, bîzar olduk hepimiz."

Hârûn Reşîd, Behlül'ü çağırıp sordu hemen,
O ise şöyle dedi, halîfeye cevâben:

"Kendi bacaklarından, astım ben her koyunu,
Ne için şikâyete, geldiler size bunu?

Demek ki bu şekilde, asılsa da her koyun,
Kokunca, her insana, zararı varmış onun.

Anlatmak istedim ki, onlara ben bu halle,
"Bir kötünün şerrini, çeker bütün mahalle."

Behlül

 [ 1/25/2010 / 6:43:43 PM  ]

Harıl harıl  akan cemin suları bitmiş.
Güvercinler  muradı terk edip  terkedip gitmiş,
Yolları otlanmış,taş yosun tutmuş
Böylemiydi bizim parmaksız böylemii?

O zamanlar köylü olmak vakârdı.
Bereketli suyu bol bol akardı
Güzelliği yürek ciğer yakardı
Böylemiydi benim köyüm böyle mi?

ilsu demir  [ 22.01.2010 / 13:07:26  ]

ölümü özlüyorum sevdigim herkez korkarken ölmekten ben ölümü özlüyorum bu dünyada yasanılacak hiç bişe yok o soguk kara toprak bile bu dünyadan daha iyi bu dünya hep yalanlar üzerine kurulan herkezin birbirine hükmettigi hep güçlülerin kazanıp zayıfların üzülmeye kaybetmeye mahkum oldugu bir dünya ölümü özlüyorum tanrım sonsuzlugu kimsenin kimseye karışmadıgı herkezin kendi yaptıgından sorumlu oldugu bir dünya istyrm sana sana kavuşmak istiyorum tanrım bu dünya mutlu etmiyor beni hep kırıyo üzüyo her gnün aksamında hüzün çöküyo bulundugum sehrin gecesine yine içinde sitem özlem duygusuyla birgünde bitiyo bu dünya böyle sevginin aşkın ne oldugunu bilmeyenlerle dolu tam işte bu dediklerin yıkıyo sırtından vuruyo derdini paylaşmak istedigin zaman kimseyi bulamıyorsun yanında bulsanda istedigin sekilde dinlemiyor seni ölümü özledim tanrım ölümü acıların özlemin  gözyasının olmadıgı hergünün aksamında yine bu dünyaya isyan eden bir can istemiyorum tanrım ölümü özledim tanrım ölümü ........ bu şiirde bana ait sizinle paylaşmak istemıstım umarım beyenmıssınızdır

Halil İbrahim ÖZOĞUL [ 1/21/2010 / 2:27:20 PM  ]

Eylül Yağmuru

 

Ben Hınısın lodosuyum

Ben tarihlerin yoluyum

Gariplerin sağ koluyum

Ben İzmirdeki Doğuluyum

 

Gözümde ağlar yaşım

Dünya herşey sizin olsun

Yüreğim yine tok benim

Yinede Dik durur başım

 

Erenlerin sofasındaki gül

Her lokmaya hak dediler

Eylül yağmurundaki hilal

Bitmedi sarılan riyakar

 

Namustur gerçek her sözüm

Şahlansın Hınıstan Vartoya

Yüküm ağırlaştı firar ettim

Derdimi gömdüm kara toprağa

 

     *-. Halil İbrahim ÖZOĞUL .-*

yalnız çocuk [ 20.01.2010 / 12:57:40  ]

SEN YOKSUN YA!!!




Bana bu hayat zindan oldu sen yokken

Ziyan oldu artık senle geçen günler

Hayallerimde hep sen

Ve gördügüm herkes sen

Aynaya baktıgımda bile senin gözlerin

Hani gittin ya iste bitirdin beni

Asıgın ahı tutarmıs

Ama sana ah bile edemiyorum

Çünkü seni hala seviyorum

Evet, kalbim çok acıdı ama sensizde olmaz

Sen gittin gideli haylin hep pesimde

Gözlerin hep gözümün önünde

Artık kendimle konusur oldum

Duvarlarla arkadas

Seni çok sevdigimi

Dünyaya haykırdım ama nafile

Çünkü gittin bi daha gelemezsin

Simdi sen gittin ya herkes sen

Hersey bana seni hatırlatır

Hadi gitme gel buraya

Haykırdım beni duy

Hadi askım ama dön nolur

Ben seni bekliyorum

Eger gelmezsen

Bu bekleyis ölümsüz olur…

 

 yalnız çocuk benden herkese gelsin


Halil İbrahim ÖZOĞUL [ 1/19/2010 / 8:45:56 PM  ]

Dostun Kervanı

 

Aylarca bekledim dost kervanını

Ehlibeytin soyundan geldik diye

Dünyada hani kardeştik güya

Kabil gibi öldürmek niye

 

Gelen geçer bu dünyadan

Fakir kalmasın kimse

Bir selam sal dostun olsun

Zincir vuralım nefise

 

Suya hasret toprak gibi

Her uğraşın var bedeli

Çalışırsan alırsın ücreti

Acemi çırak misali

 

Dünya biraz daha duraklıyor

Sırası geleni alıp yutuyor

Birkaç gün misafir kalıyor

Azrail saniyede can alıyor

 

   *-.Halil İbrahim ÖZOĞUL.-*

Halil İbrahim ÖZOĞUL [ 1/19/2010 / 8:03:33 PM  ]

Çarkı Devran

 

Nice yıldır sürer gurbet elleri

Çok zamandır sora sora ararım

Dostun bağındaki konuşur saz teli

Kalbimdeki yarayı sardıramadım

 

Gül yüzlü sevdiğim ecel

Çalmayınca gönül vazgeçmez

Bardaktaki taşan özlemli tel

Ağlayınca sevda vazgeçmez

 

Çarkı devran yine döner

Izdırabı gül bahçesine diktiler

Ayrılığı gurbet ele sordular

Özlemi olanın derdi çok olur

 

Memleketim Diyarı Hınıstır

Yoruldu gençlik hasretli tadım

Zaman her şeyin buzlu ilacı

Böyle gelmiş böyle gider yok canım

 

     *-.Halil İbrahim ÖZOĞUL.-*

Halil İbrahim ÖZOĞUL [ 1/19/2010 / 3:05:36 PM  ]

Ayaz Yarim

 

Sayfalarca okuduğum kitapsın

Gurbet elde düşündürür zor yarim

Geceleri ışıldayan yıldızımsın

Sen kağıt ol bende kalem

 

Gözyaşı kadar hüzünlü bulutlar

Kuru gökyüzüne bakakalmış toprak

Behey vicdansız diz çökmüş dağlar

Gerek yoktur gurbet yine kurak

 

Yanardım yanardağ gibi

Püskürürdüm lavlar gibi

Perişan olursun çal saz telini

Feryadı seyranın ayaz yari

 

Hergün güneş doğmazmı

Dağlar yine karlı yollar

Acılarda son bulmazmı

Derdi hasreti olanlar ağlar

 

    *-.Halil İbrahim ÖZOĞUL.-*


Sonraki Son

HINIS TV

HINIS 2 TV


İSTATİSTİKLER
3/10/2010 7:06:03 PM
  Aktif ziyaretçi:
21
  Haber Sayısı: 769
  Makale Sayısı: 319
  Yorum Sayısı: 1756
  Köy Sayfaları: 99370
  IP Numaranız:
38.107.191.94
Ayrıntılı bilgiler için burayı tıklayın




Aydın Sigorta

Genç Emlak

Beyaz Gelinlik

Eğitimciler Sürücü Kursu

Erzurum Hınıs ilçesi paylaşım ve bilgi portalıdır. Fotoğraflar ve videolar ayrıca tüm köylerimiz hakkında bilgiyi HınısınSesi.com da bulabilirsiniz
Sitede yer alan her türlü materyal ve eserin kaynak belirtilmeden kullanılması yasaktır.
[+] 35 ©2009 Hınıs'ın Sesi - Yasal Haklar Yönetim Ana Sayfa FotoğraflarVideolarKöylerimizForumZiyaretçi DefteriDuyurularEkibimizİletişim
Zirve100 Toplist Turizm ve Ulasim FreeWebSubmission.com Araba Site Ekle Sayfa.com Smyrna Hosting