Erzurum Hınıs

Yorum Yaz Yorum Oku Tavsiye Et Sayfayı Yazdır

Yazar / Tarih : Burhan KAYA [1/27/2009 / 6:18:36 PM]

Haydar Hoca ile yapılan Röportaj -1

Çok Kıymetli Hınıslı Hemşerilerim ve Değerli okurlar.

                Uzun zamandan beri sizlerden uzak kaldım. Bu uzak kalışımı bir şekilde telafi etme yolunu seçtim. Yıllarca Hınıs Halkına emeği geçmiş, Hınıs ı özü gibi özümsemiş ve Hınıs Halkının eğitim konusunda ileriye dönük adımlar atması için savaşlar veren birisiyle daha doğrusu içinizdeki insanla yani  bir söyleyişi yaptım..

             Bu insanı tüm özellikleri ile tanımak istediğinizden eminimdir. Kendisi çok değerli bir öğretmen, çok değerli bir eğitimci, yönetici ve aynı zamanda çok iyi bir yorumcudur. Bu nedenle kazandığı sevgiyle gönüllerden taht kuran bu değerli insan Haydar Öğretmenden başkası değil. Haydar Hoca ile ilgili aklınızda kalan soruların cevaplarını bu röportajımda bulacaksınız ve inşallah keyif alacaksınız.

           Ben Haydar Öğretmeni(Haydar UZUN’ u) oynadığı o muhteşem voleybol maçları ile tanıdım. Başarı noktasında 1972 yılında Devlet Parasız Yatılı Okulların sınavlarında H.Y.B.O. okulunda onun yetiştirdiği öğrencilerinin başarılarını gördüm. O bize başarının temel sırlarının eğitimde olduğunun sinyalini veren biriydi.. Çünkü o gerçek bir eğitimci olduğu gibi, gerçek bir yorumcuydu. Bunu, diğer sınıflarda başarı göstermeyen öğrencileri alıp, onlara başarı yollarını öğretip hayata kazandırdığını da çok bilirim. Bu başarılara layık olan öğrencileri tek tek örnek gösterebilirim. Onun için o bizler için eğitim ve insanlık konusunda bir ekoldü.

          Onu her yönüyle örnek almak bizler için hayatta seçilen en güzel örnekti. Öğrencileri olarak, bize örnek oluşu ile hareket alanımızın her zaman doğrusal alanda yapılmasına sebep oldu. Temel eğitimde verilen en güzelini kendisinden aldık ve onu her zaman örnek olarak öğrencilerimize gösterdik, unutulmamalıdır ki ilkokul öğretmenleri her zaman öğrencinin idealinde değişmeyen etkenler yaratırlar.

            Siz değerli okurlarım söyleşim hakkındaki, duygu ve düşüncelerinizi her zaman yorum olarak almak isterim. Lakin sizlerden tek ricam olumlu veya olumsuz düşüncelerinizi yorumlarken, bu insanın Hınıs halkı için ne kadar fedakârlık yaptığını unutmayın. İnanırım ki sizler bu değerli insandan yıllarca öğrenmek istediğini tüm sorularınızın cevabını bu röportaj da bulursunuz.

 

Burhan KAYA;

Sizinle yapılacak olan bu röportaj sizi sevenleriniz tarafından okunacağı gibi, eleştirenlerinizde okuyacaktır. Bu sebeple bana kendinizden bahseder misiniz?

Haydar UZUN ;

Ben de herkes gibi bir insanım, sadece ulusal bilinç yönünde farklılığımız olabilir.

Kim, olduğum veya nereli olduğum pek önemli olmamakla beraber, yinede kısaca kendimi tanıtayım.

Burhan KAYA,

Bana kendinizden bahsedermisiniz?

Haydar UZUN ;

             Varto'nun Hamur pet Gülün yanındaki Ünalcı köyünden olup, çiftçiliği ile gururlandığım kalbi dünyalar güzeli, dürüstlük timsali ve hoşgörü sahibi Hüseyin UZUN un oğluyum.

             İlkokulu, anne be baba sevgisinden yoksun,  köyümden uzak bir yerde okudum. Okul hayatım çileli ve yoksulluk içinde,  bazen aç bazen tok olarak geçti. Bu hayatta hep annemin ve babamın yanımda olsun istedim. Çünkü onların sevgisi ve fiziksel görüntüsü bana moraldi. Ama onlarsız bir okul hayatımın olacağını düşünerek kendimi o şekilde motive ediyordum. Evet, benim bütün dertlerime ortak olabilecek, hastalandığımda başucunda oturacak, harçlığım bittiği zaman harçlık verecek, okula giderken uğurlayacak… Anemin ve babamın yanımda olsun isterdim.

              Belki ben çok şey istiyorum, ama her evladın normalinde istediği şeyleri istiyorum. Bu da benim doğal hakkımdır. Belki benim gibi nice öğrenciler vardır, ama aranan ve hep yanında olsun istenenlerinde yazılması gerekli diye düşünüyorum.

              Ortaokulu iftiharla bitirdim. Sonra Öğretmenlik sınavlarına girdim ve Diyarbakır Öğretmen okulunu kazandım. Öğretmenlik Mesleğimi Diyarbakır Öğretmen okulunda tamamladım.

                İlk öğretmenlik mesleğimi; Burdur İlin Tefenni ilçesinin Seydiler köyünde icra ettim. Bir yıl sonra Askere alındım. İki yıllık askerlik süremi, öğretmen olarak, Çorum ilin Sungurlu ilçesinde yaptım. Askerlik görevimi bittirdikten sonra, öğretmen olarak ikinci atama yerim olan, Erzurum ili Karayazı ilçesinde göreve başladım. Burada bir yıl öğretmenlik yaptıktan sonra, 1969 tarihinde Hınıs yatılı Bölge Okuluna atandım. Orda tam dokuz yıl öğretmenlik yaptım.

                 Birçok öğrenci yetiştirdim. O süreçte memleketin bir evladı olarak yapmamak gerekenlerin en güzelini yaptım. Çünkü bana teslim edilen evlatların benden eğitim ve öğretim anlamından çok şeyler beklediklerinin farkındaydım. Ben öğrencilerimi gelecekleri açısında ne kadar iyi yetiştirirsem mesleğimin bana yüklediği temel ilkeleri yerine getirmiş birisi olarak görüyordum tek amacım buydu….

                 Bu sebeple elimden gelene kadar öğrencilerimi iyi yetiştirmeye çalıştım. İnşallah bundan da başarılı olmuşumdur. Ama bu gururumun haklılığı ortaya çıktı, çünkü yıllar sonra beni arayan ve birebir görüşmeler yapan ve hizmet konusunda memleketin dört tarafına yayılan öğrencilerimin, beni araması bana öğretmenlik mesleğimden bana verilen en büyük ödüldü.. Ve onlarla gururlandım bu benim için bir onurdu..Hepsine buradan başarılar diliyorum.

Burhan KAYA

Sayın Hocam Sizce Eğitim nedir ve bir eğitimci hangi amaca yönelik görev yapar?

Haydar UZUN ;

   Çok değerli Burhancığım, güzel bir soru sordun, Eğitim kelime olarak; terbiye, talim, uysallaştırma anlamına gelir ve kavram olarak birçok mesleki eğitimleri içine alan bir daldır.

             Eğitimin amacı ise;  Öğrenmenin doğasına, bilimsel bilginin değerine, okulların yapı ve işleyişine, toplumun ve bireyin refah düzeyinin yükselişine ve bilgi ile ilgili tüm eğitim kavramına işlerlik kazandırmaktır. Bunu yaparken toplumsal değerleri ön planda tutarak, toplum ve birey için verilecek en iyi değerini vermeyi her zaman amaçlar.

            Yalnız toplumda birey yetiştirilirken, bulunduğu toplumun yanı sıra farklı kültürlere de uyum sağlayacak şekilde yetiştirilmesi hiçbir zaman göz ardı edilmemelidir. Çünkü bu yetişim tarzının dışa açılımını sağlayacak bir kapı olduğunu unutmamalıyız.

            Bütün bunlar yapılırken, esas amacımız;  Türkiye Cumhuriyetinin Anayasasının temel ilkelerine bağlı, bireyin temel hak ve özgürlüğünü kısıtlayacak kavramlardan uzak kişi veya toplumu yetiştirmek olmalıdır.

            Eğitime yönelmeyi, evrensel ve entelektüel değerlerin yanında ulusal, yerel ve bireysel değerleri de içselleştirilmiş nesiller yetiştirmek eğitim ve öğretimin hedefi olmalı ve bu amaçtan asla vaz geçmemeliyiz. Eğitimin tek bir nihai amacı vardır; o da mutlu insan yetiştirmektir. Eğer, eğitim ve öğretim ile kazandırılmak istenenler insanları mutlu kılmayacaksa, bu eğitimin amacı olmamalıdır, olamaz da.

 

Burhan KAYA

Hocam; genel olarak hep “okul” dan  bahsederiz. Eğitim süremiz boyunca hep okul ismi ile oturur “okul” ismi ile kalkarız. Sizce “Okul” nedir. Hocam?

Haydar UZUN ;

Okulun çeşitli tanımlamaları vardır. Bu tanımlamalarında bir iki tanesini sana söyleyeyim.

1-      Okul; Eğitimi üreten ve değişik adlarla anılan tüm eğitim sistemlerini kapsayan genel bir kavramı oluşturan sitemlerin tümüdür.

2-       Okul, toplumdaki bireylerin eğitilmesi işlerini üstlenen kurumların ortak adıdır. Okullar formal eğitim veren kurumlardır. Okullarda bir grup öğrenciye toplumun ve bireyin ihtiyaçlarına göre önceden hazırlanan programlar doğrultusunda öğrenim faaliyetleri sunularak öğrencilerde istendik davranış meydana getirilmeye çalışılan bir kurumdur….

Burhan KAYA

Okul, öğrenci ve eğitimci diyoruz. Bu üçgenin köşegenlerini oluşturan  birisi de “Öğrenci” dir. Sizce öğrenci nedir. Ve nasıl olunmalıdır?

Haydar UZUN ;

     Öğrenci eğitim ihtiyacı olan ve bu ihtiyacı karşılamak üzere okula devam eden bireydir.

Öğrenci, okulun önemli unsurlarından biridir. Öğrenciler, okulda yapılan bütün etkinliklerin ana merkezi özelliğini taşırlar. Çünkü, eğitim etkinliklerin odağında öğrencilere istendik davranış kazandırma faaliyetleri yer almaktadır. Dolayısıyla, öğrencilerin eğitimsel etkinliklerin düzenlenmesinde ve yürütülmesinde düşüncelerin alınması ve katılımlarının sağlanması okulun başarısını olumlu yönde etkilemektedir.

Burhan KAYA

Okul, öğrenci ve eğitimci(Öğretmen) diyoruz. Bu üçgenin köşegenlerini oluşturan birisi de “Öğretmendir . Sizce Öğretmen nedir. Ve nasıl olunmalıdır?

Haydar UZUN ;

Okul denilen sosyal sistemin en stratejik parçalarından biri olan öğretmendir. Öğretmen, öğrencileriyle eğitim yerinde, eğitsel mal, hizmet ve düşünce üretir. Öğretmen değişik sistemlerde, kuruluşlarda ve düzeylerde, öğretme-öğrenme ortamını en etkili biçimde oluşturarak eğitsel amaçları gerçekleştiren kişidir. Aynı zaman da öğretmen, öğrencilere, anne-babalara kılavuzluk ve yardım edecek nitelikte, genel kültür ve öğreteceği bilimsel dalda, kurumsal alanda ve uygulamada uzmanlaşmış kişidir. Bunu yaparken sınıf içerisinde eğitimsel faaliyetlerdeki seçiminde bağımsız olmalıdır. Aksine faydalı olamaz. Öğretmenin önemli rollerinden olan, Liderlik, Rehberlik, Eğiticilik, Yargıçlık, Bilge yayıcılık, danışmanlık/nasihatçilik ve uzlaştırıcılık bütün bunları layığı ile yerine getirmesi gerekir. Bunların açılımlarını sana yapmıyorum. Ama bu uygulamaların yanından da çevre ile ilişkilerinden de rolleri büyüktür. Bunlardan, Toplumsal yabancılık, çevre kalkınmasına katılma, çevre lideri olma,ahlak savunuculuğu, kültürlülük ve çocuk eğitim uzmanlığını da yapması gerekir. Bütün bu sorumlulukları yerine getirirken kendisine yüklenmiş olan eğitimcilik sorumluluğunu asla arka plana atmamalıdır. Eğitimcilik budur.

Burhan KAYA

Sayın Hocam Siz, Hınıs Y.B.Ok. Görev aldıktan sonra, İlk görev yaptığınız yerler Hınıs ı karşılaştırdığınız zaman, Sizce farklı olan neydi ve neden anlatabilir misiniz?

Haydar UZUN ;

               Ben eğitim ve öğretim noktasında öğrencilere verilmesi gereken ne ise verilmelidir diye düşünüyorum.  Asla ayrımcılık koymadım. Çünkü benim aldığım eğitim gereğince,  eğitim ve öğretimde ayrımcılığın yapılmaması gerektiği düşüncesindeyim. Memleketinin neresinde olursam olum, vermen gerekli eğitimi aynı zevk ve gururla vermeye devam ederim. Fakat Hınıslı Hemşerilerime daha çok hizmet etmek istedim. Sebebine gelince kendimce gerekli gördüğüm içindir.

              Eğitim ve öğretim konusunda başarıyı elde etmek için bir şeyler yapmam lazımdı ve o sevda ile yolla çıktım. Meğerse sevdamın yolunu kesmek ve içimde yanan ateşi söndürmek çıkar çevrelerine iyi gelir diye öğretmenlik mesleğimin en verimli anımda önümü kestiler. İşte ben farkı burada gördüm. Yoksa memleketin her köşesinde hizmet aşkı aynı olmakla beraber fark gözetilmeden yapılır.

          Bu kez yaşamsal mücadeleyi özel sektörde vermeye başladım.

 

                                                                          Burhan KAYA

Bu Röportaj 4 Bölümden oluşuyor. Diğer  Bölümleri arka arkaya yayınlanacaktır.

 

Toplam 1435 defa okundu.
Toplam 1 adet yorum yazıldı.

Yorum Yaz Yorum Oku

1   serkan deniz [28.01.2009 / 09:37:53]-603

Röportajokumasını en sevdiğim yazı çeştlerindendir.Kişinin iç dünyasınageçmişinebirisi eşliğinde yaptığı yolculuktur.Haydar ağbi hınıs yiboda göreve başladığı(1969)da ben daha doğmamıştım.Röportajın devamını merakla bekliyorum.

HINIS TV

SPONSOR








Erzurum Hınıs ilçesi paylaşım ve bilgi portaldır. Fotoğraflar ve videolar ayrıca tüm köylerimiz hakkında bilgiyi HınısınSesi.com da bulabilirsiniz
Sitede yer alan her türlü materyal ve eserin kaynak belirtilmeden kullanlması yasaktır.
[+] 35 2009 Hınıs'ın Sesi - Yasal Haklar Yönetim Ana Sayfa FotoğraflarVideolarKöylerimizForumZiyaretçi DefteriDuyurularEkibimizİletişim
Smyrna HostingÇiğli Haber - CigliHaber.OrgAlanya Merkez Otel