-


CEHALETLE SAVAŞ!


Bu haber 24.09.2017 12:53 eklenmiş ve 92 kez görüntülenmiştir.
Eyüp AYDIN

UNESCO, 8 Eylül Dünya Okuma-Yazma Günü nedeniyle okur-yazar oranlarını açıkladı. Dünya çapında 15 yaş üzeri 758 milyon kişi okuma yazma bilmiyor. Bu rakamı büyük ölçüde Afrika ve Asya'daki ülkelerde yaşayan kişilerin oluşturduğu tespit edildi. Gelelim Türkiye'ye; tam anlamıyla içler acısı bir tablo var. Dünyada kültür fukarası ülkeler sıralamasında sonlarda yer alıyoruz. Türkiye, cahillik endeksinde 40 ülke arasında 9'uncu sırada yer aldı. UNESCO'nun verilerine göre Türkiye'de halen 7 milyon kişi okuma yazama bilmiyor. Bu rakamın ezici çoğunluğunu kız çocukları ve kadınlar oluşturuyor. 1935 yılında Türkiye'nin nüfusu 16 milyon, okuma yazma oranı ise yaklaşık yüzde 20'ydi. 82 yıl sonra nüfusu 80 milyona ulaşmış neredeyse yüzde 10'u okuma yazma bilmiyor.  

 OKUR-YAZAR ORANI

Okuma yazma bilmeyen 2 milyon 784 bin 257 (yüzde 5), okuma yazma bilen fakat herhangi bir okul bitirmeyen 3 milyon 784 bin 667 (yüzde 7) insanımız var. İlkokul mezunu sayımız, 15 milyon 220 bin (yüzde 28). İlköğretim diplomasına sahip olanların sayısı 11 milyon 617 bin 159 (yüzde 21). Ortaokul veya dengi okul mezunumuz, 2 milyon 849 bin 999 (yüzde 5). Lise veya dengi okul mezunumuz, 12 milyon 96 bin 830 (yüzde 22). Yüksekokul veya fakülte mezunlarının sayısı 5 milyon 913 bin 187 (yüzde 11) , yüksek lisans mezunu 416 bin 741 (yüzde 1), doktora mezunu ise 122 bin 619. Oran ise yüzde 0.

Toplumun yaklaşık 1/3’ü hiç radyo dinlemiyor, gazete okumuyor, yaklaşık yarısı hiç kitap okumuyor, yürüyüş, koşma, jimnastik yapmıyor % 96’sı hiç opera veya baleye gitmiyor, 4/5’i tiyatroya gitmiyor, 3/4’ü konsere gitmiyor…

Türkiye toplumunun yarısı içinde yaşadığı bölgeyi ve ülkeyi tanımamaktadır, kendi dar çevresi dışında farklı insanları ve kültürleri görebileceği ana kaynak sadece televizyon. Ama Türkiye insanı dizileri çok seviyor. Toplumun % 84’ü her gün TV izliyor. Bir başka deyişle, insanların başlıca etkinliği TV izlemek!

Kültür fukarası bir ülke olduğumuz için, ne bilinçli bir toplum olabildik, ne de kentlerimizde kent bilinci gelişebildi. Nerede anormal bir durum yaşansa, nerede bir kural ihlali olsa, nerede bir ihmal görülse, nerede bir iş kazası veya katliam gibi trafik kazası olsa, iş dönüp dolaşıp cahilliğe gelip dayanıyor ve sonuçta felakete dönüşüyor. Ülkemizde cehaletle savaşmak yerine, cehalet siyasi iktidarların her zaman çekim alanı oldu.

Türkiye, harf devriminin ardından başlatılan okuma yazma seferberlikleriyle okur yazar sayısını her geçen yıl artırırken, 1927'de yüzde 11 olan okur yazarlık oranı 1935'de yüzde 20,4'e, 1950'de yüzde 33,6'ya, 1960'ta yüzde 39.5'e, 2008 yılında ise yüzde 85.71'e ulaştı.

 Cehalet savaşında ilk hamle, 1928 yılının Kasım ayında gerçekleştirilen harf devriminden sonra, yeni harflerle okuma yazma öğretmek amacıyla Halk Mektepleri, Halk Dershaneleri ve Gece Kursları'nın ''Millet Mektepleri''ne dönüştürülmesiyle yapıldı.

Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk ve en büyük okuma yazma seferberliği kabul edilen bu dönüşümle öğretmenlerle birlikte aydınlar da okur yazar sayısını artırma çabasına destek oldu. Bu seferberlikte bir yılda, öğretmen, kitap, bina ve araç gereç yokluğuna rağmen 199 bin 534'ü kadın, toplam 597 bin 10 yetişkine okuma yazma öğretildi.

Atatürk'ün önderliğinde1932 yılında kurulan ''Halkevleri'' de cehalet savaşında önemli rol oynarken, Millet Mektepleri (Halk Dershaneleri) aracılığıyla 1928'den 1959 yılına kadar açılan okuma yazma kurslarında 1 milyon 867 bin 920 kişi eğitim aldı. Çabalar sonunda 1927'de yüzde 11 olan okur yazarlık oranı 1935'de yüzde 20,4'e, 1950'de yüzde 33,6'ya, 1960'ta ise yüzde 39.5'e, 2008 yılında ise yüzde 85,71'e ulaştı. Cehaletle savaşmanın yolu eğitimden geçer. Ancak ülkemizde son yıllarda eğitim üzerinde oynan oyunlar yüzünden ne yazık ki Türkiye, çağdaş eğitimden uzaklaştı.  

* Cehaletle savaşmaya öncelik vermeyen toplumlar, gün gelir cehaletleri yüzünden; başkalarının geleceği için kendi kendileriyle savaşır hale gelirler.

* Cehalet öyle bir şeydir ki; doğruyu yanlış,  yanlışı doğru gösterir adama, ne var ki, sonuçta her zaman acı çektirmiştir toplumuna.

* Eğer ülkemizde cehaletle savaş başarıya ulaşmış olsaydı, ne askeri darbeler olurdu, ne de etrafındaki şakşakçıları...

ATATÜRK'ÜN CEHALETLE İLGİLİ SÖZLERİ

"En büyük savaş cahilliğe karşı yapılan savaştır."

"Gerçek kurtuluş ancak cehaletin ortadan kaldırılmasıyla olur. Cehalet kaldırılmadıkça toplum yerinde kalıyor demektir, yerinde duran bir şey ise geriye gidiyor demektir."

"Dünyada her şey için, medeniyet için, hayat için, muvaffakiyet için en hakiki mürşit ilimdir, fendir. İlim ve fennin haricinde mürşit aramak gaflettir, cehalettir, dalâlettir. "

"Toplumu gerçek amacına, gerçek mutluluğuna ulaştırmak için iki orduya gerek vardır. Biri vatanın hayatını kurtaran asker ordusu, diğeri ulusun geleceğini yoğuran bilim ordusudur. Bu ordulardan her ikisi de aynı derece gerekli, kıymetlidir, her ikisi de hayatidir. Ancak bilim ordusunun kıymet ve kutsallığını anlatmak için şunu söyleyeyim ki, bilim ordusu, ölen ve öldüren birinci orduya, niçin ölüp, niçin öldürdüğünü öğreten ordudur."

BERNARD SHAW

"Cehalet asla bilgiye tercih edilemez. Bilmek insana neye mal olursa olsun. Gerçeğe karşı umursamazlık ve körlük bizi olduğumuz yerde zapt eden ve kendi zihinlerimize mahkum bırakan zincirlerdir. Gerçek bizi özgürleştirir."

 

 

Yazara ait son 10 makalele
ATATÜRKÇÜLÜK NEDİR?
ATATÜRK TÜRK MİLLİYETÇİSİDİR!
ATATÜRK VE ÇAĞDAŞLIK!
CUMHURİYE KARŞI OLMAYIN, CUMHURİYETLE MUTLU OLUN!
CEHALETLE SAVAŞ!
ATATÜRK'ÜN KİŞİSEL ÖZELLİKLERİ
ATATÜRKÇÜ OLMANIN AYRICALIĞI!
İNSAN MAKİNESİ!
ÖNEMLİ SÖZLER!
FLAŞ SÖZLER!
Yorum Yaz - Yorumlar
Toplam 0 yorum yapılmıştır.
 ‹ 
 › 

ÇOK OKUNANLAR
SON YORUMLAR



Hınıs'ın çehresini değiştiren sebepler hangisidir?

45.9%

21.4%

17.5%

9.5%

5.7%


Erzurum Hınıs ilçesi paylaşım ve bilgi portalıdır. Fotoğraflar ve videolar ayrıca tüm köylerimiz hakkında bilgiyi HınısınSesi.com da bulabilirsiniz
Hınıs'ın Sesi - Erzurum Hınıs ilçesi paylaşım ve bilgi portalı
Hınıs'ın Köyleri
Hınıs'ın Genel Durumu
Hınıs'ta Eğitim
Hınıs'ta Sosyal Yaşantı ve Konut
Hınıs'ın Ekonomik Durumu
Hınıs'ta Altyapı ve Ulaşım
Hınıs'ın Coğrafi Yapısı ve İklimi
Hınıs'ın Tarihi Eserleri ve Turistik Yerleri
Hınıs'ın Tarihi
Acarköy
Akbayır
Akçamelik
Akgelin
Akgöze
Akören
Alaca
Alagöz
Alınkiri (Abdalan)
Alınteri
Altınpınar
Arpadere
Avcılar
Başköy
Bayırköy
Bellitaş(Herami)
Beyyurdu(Begordi)
Çakmak
Çamurlu
Çatak
Çilligöl
Dağçayırı
Demirci
Derince
Dervişali
Dibekli
Dikili
Divanhüseyin
Elmadalı
Erbeyli(Tirkiş)
Erduran
Erence
Esenli
Göller(Kahgik)
Güllüçimen
Gürçayır
Güzeldere
Halilçavuş
Hayran
Ilıcak(Germik)
İsmail
Kalecik
Karaağaç
Karabudak
Karamolla(Kerimelle)
Kazancı
Ketenci
Kızılahmet
Kızmusa
Kongur
Meydanköy
Mezraa
Mollacelil
Mollakulaç
Mutluca
Ortaköy
Ovaçevirme
Ovakozlu
Parmaksız
Pınarköy
Şahabattinköy
Şahverdi
Şalgamköy
Saltepe
Sıldız
Söğütlü
Sultanlı
Suvaran
Tanır
Tapuköy
Taşbulak
Tellitepe
Tipideresi
Toprakkale
Toraman
Ulucayır
Ünlüce
Uyanık
Yamanlar
Yaylakonak
Yelpiz
Yeniköy
Yeşilyazı
Yolüstü(Arus)