-


Hınıslı Ünlü Ressam Fesih ÖZYURT'la yapılan röportaj.

Resim bana daha net görmeyi, duyumsamayı, düşünmeyi, paylaşmayı öğretti.
Bu haber 16.02.2018 11:28 eklenmiş ve 1382 kez görüntülenmiştir.

Değerli okurlarım;

İnsanoğlu yaşamı boyunca aldığı veya alacağı kararlardan “Düşünce ve amaç” çok önemlidir. Önemli olan bunların gerçek anlamda hayata geçirilmesidir. Bu sanat olur, iş kurma olur ve kısacası “yaşama” dair kazanım kazandıran kararlar ne olursa olsun… Önemli olanda bu kararları alıp uygulamaya geçmektir. Bir insan amacını belirledikten sonra, başarmak için zihinde düz bir yol çizmeli, sağa ya da sola bakmamalıdır. Şüphelerini ve korkularını tamamen arkada bırakmalıdır. Çünkü bunlar, çapalayarak oluşturulan düz çizgide eğikler yaratıp onu etkisiz ve yararsız hale getiren parçalayıcı unsurlardır. Başarma isteği başarabileceğimiz bilgisiyle ortaya çıkar. Buna çok güzel yerinde bir örnek…

Başarma noktasında kendini kanıtlamış, sosyal paylaşım sitelerinden sürekli takip ettiğim, icra ettiği sanatıyla sevenlerin gönlünde taht kuran değerli hemşerim Ressam Fesih ÖZYURT tan başka biri değildir. Onunla röportaj yapmak bana keyif verdi. Ve bu keyfi sizlerle paylaşmak istedim.

FESİH ÖZYURT KİM?

Fesih ÖZYURT 1962 yılında Hınıs ilçesinde dünyaya geldi. İlk okulu Hınıs YİBO da okuduktan sonra, Orta ve lise eğitimimi Erzurum lisesinde tamamladı. Okuma aşkı ile hareket eden Fesih ÖZYURT Yüksek okul eğitimini de Erzurum Atatürk Üniversitesi’nden tamamlayarak mezun oldu. Eğitimi sırasında resime merakı olan Fesih ÖZYURT bu merakını orta ve lise dönemlerinden resim yaparak giderdi. Okulda sağladığı bu başarıları okul öğretmenleri tarafından çok iyi değerlendirilip onu resim yarışmalarına davet ettiler. ÖZYURT, liseler arası resim yarışmalarına katılarak, bakanlıkça verilen çok önemli ödülleri aldı. Bu ödüller onun resim sanatına verdiği önemini daha da artırdı. Kendine göre, yol haritasını resim sanatıyla devam etme kararını alırken, önünde bir engel vardı oda iş garantisiydi. Onu da 1985 yılında kamu kurumunda göreve başlayarak sağladı. Fesih ÖZYURT amacına ulaşmıştı artık…

 

Evli 6 çocuk babası olan Fesih ÖZYURT, sanatına olan aşkı onu resim sergilerini açmaya kadar götürdü.

Ressam Fesih ÖZYURT un açtığı Resim sergileri:

  1. 10.10.1998 Erzurum Halk Eğitim Merkezi Resim Heykel Salonunda
  2. 13.06.2001 Erzurum Çifte Minera’ler Medresesinde,
  3. 10.06.2003 Erzurum Çifte Minera’ler Medresesinde,
  4. 03.05.2005 Erzurum Çifte Minera’ler Medresesinde,
  5. 09.05.2015 Erzurum Palerium AVM de,
  6. 18.07.2016 İzmir Karşıyaka Belediyesi Sergi Salonunda
  7. 06.04.2017 Erzurum Palerium AVM de

Sergi hazırlık çalışmalarını sürdüren Fesih ÖZYURT azimle ve büyük bir aşkla resim sanatına devam etmektedir.

 

Sizce ressam kimdir? 

Ressam tabiatın, eşyanın veya insanın resimlerini kendi algıladığı şekliyle soyut veya somut bir yaklaşımla yansıtan kişidir. Kısaca resimle uğraşan kişidir. Resim herhangi bir yüzey üzerine çizgi ve renklerle yapılan hatta günümüzde, kavramsal bir boyutta ele alınması açısından hemen her tür malzemenin ’de kullanılabileceği bir anlatım tekniğidir.

Ressam, Tasvirsel, zihinsel, görsel hitabete yüreğini katarak düşünsel birikimini yansıtan, gördükleri veya hayal ettikleri nesneleri,, içinde yaşadığı toplumun kültür ve ananeleri, o toplumun zevk anlayışını da resmeden kişidir. . Ressam elbet de belli bir tarz ve sanat disiplini altında olmalıdır. Herkes resim yapabilir fakat ressam olamaz. Ressam, tuvaline gördüklerini, yorumlarını, duygularını, hayallerini, vermek istediği mesajlarını; estetiği, matematiği, mantığı, felsefesini, birikimini ve içinden geçen güzellikleri resmeder. Ve her ressamın fırçasından birbirinden farklı güzellik unsurları dökülür…

Allah-u Teâla'nın bize bahşettiği en büyük nimetlerden biri görme nimetinin uzvu gözdür. İşte ressam; bu gözle, güzellikleri beyin sinyalleri ve gönül yorumları ile ellerine aktaran ve onu da bir tualde veya bir kâğıtta renklerle buluşturup sunan kişidir. 

 

Ressamın paleti bir anlam taşımaz. Her şeyi yapan gözüdür. Resimde fazla olan bir şey vardır, anlatılamayan, temel olan bir şey vardır. Doğanın önüne kuramlarla varırsınız, doğa sizi yerlere serer. Çünkü “Sanat doğadan çıkarılan bir soyuttur.”

Siz bir tabloya başlarken ne hissedersiniz?

Tabloya başlarken, öncelikle yapılacak resmin konusu ve niteliğine uygun araç gereçlerin hazırlanması, çizeceği objeye göre ışık yönünü ayarlaması, palet üzerine döktüğü boyaları karıştırarak renk oluşturulması, hazırlanan bu boyalarla tuval veya kağıt üzerine hayal edeceğim resmi yaparken, eserin ortaya çıkışında ve kitlelere ulaşmasındaki heyecanı haz ve mutluluğu hissediyorum.

 

Ressam bir tablonun yapımı nerede başlar nerede biter bilir? Ressamın içinde aşırı duygular kaynaşmaya başlayınca, bu duygular patlayınca ve bütün düşünce yanardağdan çıkan lavlar gibi çıkıp taşınca birdenbire yaratılan yapıtın çok büyük ve insanüstü bir eser olduğu ortaya çıkar. İşte sanat, derinleştirilmesi çok ince detaylarla kendini burada gösterir. Bunu başaranda insandır.

Sanat görüneni yansıtmaz; görünür kılar.” El sadece duygululuğun ve zekanın sürdürülmesi, uzamasıdır.”

 Ressam; duygularıyla çalışır. Kafasında tasarlar, bunu uygulamak ister. Çok zaman aynı tasarı üzerinde birçok defalar çalışır. Ama varmak istediği sonuca mutlaka varır.

Sizce, Neden resim?

Şunu söyleyebilirim, bu sorunun cevabı her insan için farklı olabilir. Resim, kısaca söylemek gerekirse insanların duygu ve düşüncelerini kâğıda veya tuale aktarma sanatıdır. Dünyanın kirinden, yükünden kurtulabilmek için hayatta her şeyin mümkün olduğuna kedimizi inandırmak, hayatla barışmak, başka dünyaları aramak, başka bir dünya vücuda getirmek, hayata bakış açımızı değiştirmek için resim diyorum.

Resim; korkuların, mutluluğun, örf ve adetlerin, inançların, düşüncelerin, beklentilerin, hayallerin bir ifade şeklidir...

Desen biçim değildir, biçimi görme yoludur.” “Desen görülen şey değildir, başkalarına gösterilmesi gereken şeydir.”

“Bilinmediği zaman resim pek güç bir şey değildir. Ama bilinince… O zaman bambaşka bir şeydir.

 

Sizce, estetik ve sanat nedir?

Estetik, tabiatta var olan tüm güzelliği ve güzelliklerin insan zihnindeki etkilerini inceler. Estetik güzellikleri bulmamızda içimizdeki duygulara yol gösterir. Her türlü sanatın temellendirilmesinde ve halka arz edilmesinde estetiğin rolü mutlaka kavranmalı ve uygulanmalıdır. Sanat ise tabiattaki güzellikler karşısında duyulan heyecan ve hayranlığı uyandırmak için insanın kullandığı ve yaptığı çalışmalardır. Sanat insandaki güzelliği sevmek ve ondan estetik bir zevk almak duygusunda doğmuştur.

Bir ressamın sanat eseri oluşturabilmesi o esere bakıldığı zaman kitlelere değişik tat ve hazlar, heyecanlar ve tepkiler uyandıran, eserlere uygun çalışırsak ve böylesi özelliklere sahip eserleri vücuda getirebilirsek, bu gibi çalışmalara ve verilen emeklere sanat eseri dememiz mümkündür… Sanatçının kendine özgü duyguları, heyecanları, hayal gücü ve yeteneklerini kalemle veya fırçayla bir eser vücuda getirebiliyor ise bu sanat eseri kapsamında değerlendirilebilir. Sanatta estetik mutlaka bulunmalıdır.

Biraz daha geniş anlatırsak Sanat, yeteneğin beğenilme ile birleştirilmiş hâli, estetik ise ruhsal yansımanın şekillenmesidir. Esasen san ’at ve estetik yaşamın her alanındadır, önemli olan bu sanat ve estetiğin olabildiğince hissedilmesini sağlayabilmek, tabiri câiz ise toplumu sanat ve estetiğin bütünlüğü içine katabilmektir.

Estetik, “güzel” demektir, uygunluktur, duyumsallıktır... Güzellik kavramı sınırsızdır...

Burada, alışılan, paylaşılan, beklenilen duyumsamalar, kavramlar, insanlık geliştikçe zaman içeresinde değişir ve gelişir…

Her resmin, hatta aynı ressamın yaptığı her resmin dahi, sanat değeri yüksek olmayabilir... Resimde aranması gereken o resmin sanatsal ifadesidir. O da doğru mesajlarla, güçlü anlatımlarla oraya çıkar diyebilirim.

Sanat; duyguların, düşüncelerin görsel, fonetik ve dramatik anlatımıdır... Eserin mesajındaki yaratıcılık, hayal gücü, matematik, felsefe, estetik onu sanat sallaştırır. Eseri seyreden ile yaratanının yakın ilişkisidir… Sanat ruhun, bilincin teknolojisidir…

Estetik, sanatı inceleyen felsefe dalıdır. “Güzel” üzerine düşünmektir...

Sanat ve estetik bir arada olduğunda mükemmeli yansıtır. Sanatta estetik olmayabilir ancak estetik hem doğadaki güzel ile hem de sanattaki güzel ile ilgilendiğinden sanat felsefesinden daha geniştir... Bu mesele oldukça detaylı bir konudur... Gerçek Sanatçı kişilik, bu iki kavramı bir arada yakalayıp yansıtandır. 

 

Bir ressamın fırçasından/kaleminden dökülen bir çalışmaya sanat eseri diyebilmek için hangi özellikleri taşıması gerekir?

Bir ressamın sanat eseri oluşturabilmesi o esere bakıldığı zaman kitlelere değişik tat ve hazlar, heyecanlar ve tepkiler uyandıran eserlere uygun çalışırsak ve böylesi özelliklere sahip eserleri vücuda getirebilirsek, bu gibi çalışmalara ve verilen emeklere sanat eseri dememiz mümkündür. Sanatçının kendine özgü duyguları, heyecanları, hayal gücü ve yeteneklerini kalemle veya fırçayla bir eser vücuda getirebiliyor ise bu sanat eseri kapsamında değerlendirilebilir. Sanatta estetik mutlaka bulunmalıdır.

Yapılan çalışma, kişinin uhdesindeki tasarruftan ibarettir. Bunun niteliği de eseri yapan kişi ile kazanılan değerden sorumludur. Talepler, eserlerin değeri konusunda sanatsal güç kazanmasına sebep olur. Özelliklere gelince; her sanatçının ve eserinin kendine has özellikleri vardır, fakat toplumca, bu camiada kabul görmüş, toplumun arayışı, aranan maddeleri değerlendirmede eserin niteliğini ortaya çıkarabilir.

Bir eserin sanat eseri olabilmesi için, onun duyguyla, bilinçle, bilgiyle bir sonuca varmış olması ve bu sonucun da evrensel olması gerekir.

Ressamın eserinin sanatsallığı, vermek istediği mesajın, o zaman dilimindeki doğruluğu ve şiddeti ile doğru orantılıdır… Sanat kültürel bir birikimdir, yeniye geçiştir.

Usta edebiyatçı Tolstoy'un dediği gibi; “Sanat birazcık”ın olduğu yerde başlar” diye, işte o farkındalığın yansıdığını hissettiğinizde ve aynı zamanda da sanatçının kendini yansıtabildiğinde o esere sanat eseri denir. Öyle ki köşeye atılmış o simgesel imzayı görmeden dahi eserin bizatihi kendisi sanatçının imzasını taşımalıdır.

Sanat eseri kendine özgü nitelikleriyle gösterir. Sanatçı, eserini ortaya koyma sürecinde duygularını bir kez yaşayabilir, yineleyemez! Mehmet Akif Ersoy marşımızı yazdıktan sonra “İstiklal Marşı’nı tekrar ben bile yazamam” demiştir. Dolayısıyla her eser an'ın ve sanatçının o anki ruhunun yansımasıdır.

Resim size ne öğretti ve ne kazandırdı?

Resim sanatıyla uğraşmam benim ufkumu, hayal dünyamı, dünyaya ve insanlara bakış açımda olumlu değişikliğe yol açtı. İnsanlara karşı ilişkilerde daha nazik ve nezaketli olmayı, ince ruhlu ve merhametli olmayı, tabiattaki tüm ayrıntı ve kavramları öğrenmeyi, paylaşmayı, olaylar hakkındaki duygu ve düşüncelerimi ve bu dili geliştirmeyi öğretti.

Resim, aslında herkese çok şey öğretir, en küçük ayrıntıda, en küçük bir fırça gölgesinde dahi büyük şeyler gizlidir bazen… Bizatihi sanatın kendisi öğreticidir. 

Resim, beni ve içsel düşüncelerimi dışarı vurup bir başkasına kendimi anlatmayı öğretti. Resim aynı zamanda benim gibi düşünenlerin beğenisi ile de sanattan kaynaklanan tatmini duygularımın olgunlaşmasında basamak olarak eksiklerimin giderilmesinde tamamlayıcı bir unsur oldu.

“Renk bir zevk ve duygu işidir.”

İnsanın söyleyecek bir şeyi olmalı. Yoksa olmaz. Her şeyden çok resmi sevmeyince insan ressam olamaz. Hem sonra mesleğin inceliklerini bilmek de yeterli değildir. Duygu ve coşku da gerek. Bilim çok iyi ama bizim için onu öğrenmek ve uygulamaktır.

Resim bana daha net görmeyi, duyumsamayı, düşünmeyi, paylaşmayı öğretti.

Resimde, ressamın ruh zenginliği, bilinç boyutu ve mesajı, mesajının anlamı ve gücü, o resmi bir sanat eseri haline dönüştürürken duyulan hazzı öğretti...

Resim, bana estetik kaygılarını, doğru düşünmeyi, kendimi ve birçok şeyi daha iyi görmeyi, yaratıcılığı ve sevmeyi öğretme duygusunu kazandırdı.

Resim, bana mütevazılığı, yeni gelecek nesle özümüzden bir şeyler yansıtabilmeyi kazandırdı. Yıllardır gençlerimiz moda, marka, spor derken birçok manevi güzelliklerden mahrum bırakılmış. Nasıl, insanın günde iki üç vakit yemeğe ihtiyacı varsa, ruhun da ibadet ve manevi güzellikleri tefekkür etmeyi öğretti…

Eğer bir eser ruha da bu gıdayı verebiliyorsa o zaman vazifesini ifa edebilmiş demektir. Ve o eserin de izleyiciler tarafından hayranlıkla izlenmesi yaptırılan sanatçıya büyük bir mutluluk ve huzur verir. Resim bana maddi ve manevi kazancı öğretti.

“Renk” bir zevk ve duygu işidir. İnsanın söyleyecek bir şeyi olmalı. Yoksa olmaz. Her şeyden çok resmi sevmeyince insan ressam olamaz. Hem sonra mesleğin inceliklerini bilmek de yeterli değildir. Duygu ve coşku da gerek..

Resim yapmak bana ayrı bir yaşam kapısını açtı. Zikrimi, fikrimi, şükrümü arttırdı! Esasında beyaz olan bir mendili resmederken güneşten almış olduğu ne kadar çok rengi üzerinde barındırdığını gösterdi... Bir gülün yaprağını çalışırken Yaradan’ın kudretinin ne kadar sonsuz olduğunu ve tüm tabiatta onun boyasının ahengini ve güzelliğini daha derinden fark ettim. Sanatın her dalında olduğu gibi resimde de azim, gayret, araştırma ve sebat etmeyi öğrendim.  

Resim, aslında herkese çok şey öğretir, en küçük ayrıntıda, en küçük bir fırça gölgesinde dahi büyük şeyler gizlidir bazen… Bizatihi sanatın kendisi öğreticidir. 

Resim, beni ve içsel düşüncelerimi dışarı vurup bir başkasına kendimi anlatmayı öğretti. Resim, aynı zamanda benim gibi, düşünenlerin beğenisi ile de sanattan kaynaklanan tatmin duygularımın olgunlaşmasında basamak olarak eksiklerimin giderilmesinde tamamlayıcı bir unsur oldu.

Resimde aradığınız özellikler nelerdir?

Resim sanatında insanlarımızın açlık ve yokluk nedeniyle çektiği sıkıntıları, savaş ortamlarındaki insanların mağduriyeti, yıkılan şehirler, çöken ekonomiler, depremlerdeki sıkıntılar, insanlar arasındaki zenginlik ve fakirlik uçurumu, doğanın farkında olmayı ve kötüye kullanmamayı aşılamak, bu olayları insanımızın bilinçlenmesi için fırça veya kalemle, resim sanatıyla topluma duyurmaktır.

Resim kişisel gücümüzün kanıtı, düşünce ifademizdir ve yine resim, aradıklarımızın düşüncemize yansıyan şekillenmesidir. Bir gerçek var ki; bizim ifade etmeye çalıştığımız, bir başkasının arayışına cevap verdiği zaman, o kişinin zihnindeki san ‘at anlayışı ve zevkine karşılık bulduğu zaman anlaşılır, bu hâli ile de toplumda şekillenir, karşılık bulur. Önemli olan bu farkındalığı yaratmaktır.

Dünya’da ve Türkiye’de örnek aldığınız ressamlar kimlerdir ?

Yabancı ressamlar…

1) Işığın ressamı olarak bilinen Thomas Kinkade

2) Leonardo Da Vinci

3) Bob Ros

Osmanlı ve cumhuriyet dönemi

1) Osman Hamdi Bey

2) Şeker Ahmet Paşa

3) Hoca Ali Rıza Bey

4) Abidin Dino

5) Murat Ersin

6) Nihat Kürkçüoğlu

7) Sema Peyman

8) Ayşe Serim

Bir Hınıs’lı ressam olarak hemşerilerine gerek sanatın ve gerekse hemşeri olarak vereceğin en önemli mesaj nedir?

Hınıs, Erzurum ilimizin en güzel ilçelerinden biridir. Bu güzelliklerin korunması gerek. İlçemizin kıymetini bilelim. Çocuklarımıza eğitimlerini ilerletmek için maddi ve manevi destekte bulunmaları sanatın tüm dallarıyla uğraşmalarını teşvik etmelerini, ilçemizin doğal güzellikleri, binlerce yıllık tarihi, kültürü, kendine özgü mutfağını, tarihi eserlerini korumak, ilçemizi modern bir yaşam merkezi haline getirmek her Hınıs’lı hemşerimizin asıl görevi olmalıdır.

Hınıs’ta tanıdığın ressamlar var mı ?

1) Mehmet Sait Hanoğlu

2) Cafer Ceylan Bey’in fotoğraf sanatı, arşivi ve bazı çalışmaları olduğunu biliyorum.

Son olarak “Sanat” üzerine söyleyeceğin bir şey var mıdır?

Cumhuriyetin kuruluşu ile birlikte, Atatürk’ün sanata ve sanatçıya vermiş olduğu değer çok büyüktür. Bu desteğin her dönem devam etmesi her sanatkarın en önemli arzu ve isteklerindendir. Özellikle Erzurum ilimizde yetkilerden ricamız şudur; resim sanatı ile uğraşan tüm sanatçıların bir resim atölyesinde bir araya gelerek çalışma imkanları sağlanması ihtiyacı mevcuttur. Ulu Önderimiz Mustafa Kemal ATATÜRK ün ’Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir’

Çok değerli dostum ve sevgili hemşerim Ressam Fesih ÖZYURT a bana ve sevenlerine zaman ayırdığı için teşekkür ediyorum. Ve başarıyla sürdürdüğü mesleğinde daha çok başarılara imza atmasını diliyorum.

  Burhan KAYA

www.hinisinsesi.com

 Genel koordinatörü ve imtihaz sahibi.

Yorum Yaz - Yorumlar
Burhan KAYA 20.02.2018 16:09
İnsan yüreğinde güzel bir hayal, yüce bir ideal yaşattığı sürece bir gün onu mutlaka gerçekleştirecektir. Önemli olan yüreğinizdeki çalan müzik, zihinlinizden biçimlenen güzellik, en saf düşüncelerinizi içine alan hoşluktur. Bunu başarmak tamamen biz insanoğlunun elindedir. Tıpkı besteciler, heykeltıraşlar, ressamlar, şairler, bilgeler ve birçok değerler gibi bu dünyanın değersel yaratıcıları oldukları gibi, geleceklerinin de değerleri olarak hep var olmuşlardır. Bu güzel alanların oluşumunda katkı yaratan tüm insanlara şükran ve minnet borçluyuz. Burhan KAYA
Fesih ÖZYURT 19.02.2018 13:49
Böylesi güzel bir ropörtajı hınısınsesi.com sitesinin editörü Burhan bey'in benimle yapması bir ressam olarak sanata ve sanatçıya verdiği değerden dolayı,başta kendisine ve güzel ilçemizi dünyaya tanıtan bu sitede emeği geçen tüm arkadaşlara teşekkür ederim. Başarılar ve saygılar
Mücahit Özyurt 18.02.2018 18:41
Maşallah değerli Amcam hayatım boyunca örnek aldığım nadir Kişiler arasındasınız Allah devamını getirmeyi ve başarılı olmayı nasip etsin
rabia özyurt aydın 18.02.2018 16:34
senin gibi değerli bir adamın kızı olmak cok gurur verici sizden birşeyler öğrenmek insallah hak ettiniz yerlere gelirsinz bunu hak ediyorsunuz
Şerife TÜRKER 16.02.2018 22:00
Güzel bir söyleşi olmuş başarılar diliyorum..
Sanatsever 16.02.2018 15:47
Teşekkürler Burhan bey. Bir hınıslı olarak güzide ilçemizin yetiştirdiği ve sanata olan katkılarıyla bildiğimiz değerli ressamımız Fesih ÖZYURT ile yaptığınız bu güzel roportaj, umarım sanata ve sanatçıya olan ilginin, sevginin artmasına ve benim gibi okuyan herkesin okuduklarından büyük haz alıp resim sanatını nacizanede olsa icra etmek için teşviklenmesine vesile olur.
Burhan KAYA 16.02.2018 13:10
Değerli dostum Fesih Beyin bu paylaşımlarından dolayı, kendisine teşekkür ediyor ve başarıların devamını diliyorum.
Toplam 7 yorum yapılmıştır.
 ‹ 
 › 

ÇOK OKUNANLAR
SON YORUMLAR



Hınıs'ın çehresini değiştiren sebepler hangisidir?

45.7%

19.8%

15.7%

9.2%

9.6%


Erzurum Hınıs ilçesi paylaşım ve bilgi portalıdır. Fotoğraflar ve videolar ayrıca tüm köylerimiz hakkında bilgiyi HınısınSesi.com da bulabilirsiniz
Hınıs'ın Sesi - Erzurum Hınıs ilçesi paylaşım ve bilgi portalı
Hınıs'ın Köyleri
Hınıs'ın Genel Durumu
Hınıs'ta Eğitim
Hınıs'ta Sosyal Yaşantı ve Konut
Hınıs'ın Ekonomik Durumu
Hınıs'ta Altyapı ve Ulaşım
Hınıs'ın Coğrafi Yapısı ve İklimi
Hınıs'ın Tarihi Eserleri ve Turistik Yerleri
Hınıs'ın Tarihi
Acarköy
Akbayır
Akçamelik
Akgelin
Akgöze
Akören
Alaca
Alagöz
Alınkiri (Abdalan)
Alınteri
Altınpınar
Arpadere
Avcılar
Başköy
Bayırköy
Bellitaş(Herami)
Beyyurdu(Begordi)
Çakmak
Çamurlu
Çatak
Çilligöl
Dağçayırı
Demirci
Derince
Dervişali
Dibekli
Dikili
Divanhüseyin
Elmadalı
Erbeyli(Tirkiş)
Erduran
Erence
Esenli
Göller(Kahgik)
Güllüçimen
Gürçayır
Güzeldere
Halilçavuş
Hayran
Ilıcak(Germik)
İsmail
Kalecik
Karaağaç
Karabudak
Karamolla(Kerimelle)
Kazancı
Ketenci
Kızılahmet
Kızmusa
Kongur
Meydanköy
Mezraa
Mollacelil
Mollakulaç
Mutluca
Ortaköy
Ovaçevirme
Ovakozlu
Parmaksız
Pınarköy
Şahabattinköy
Şahverdi
Şalgamköy
Saltepe
Sıldız
Söğütlü
Sultanlı
Suvaran
Tanır
Tapuköy
Taşbulak
Tellitepe
Tipideresi
Toprakkale
Toraman
Ulucayır
Ünlüce
Uyanık
Yamanlar
Yaylakonak
Yelpiz
Yeniköy
Yeşilyazı
Yolüstü(Arus)