-


FELSEFE NEDİR VE ÖZELİKLERİ


Bu haber 12.06.2013 15:15:19 eklenmiş ve 1691 kez görüntülenmiştir.
Alirıza TARGAY

          FELSEFE NEDİR VE ÖZELİKLERİ
- Felsefe kişinin kendisini ve çevresini anlama, yorumlama, açıklama ve gerçeği arama çabasıdır.
- Felsefe, bilgi edinmeye değil bilgi aramaya yönelik bir faaliyettir.
- Felsefede cevaplardan çok sorular önemlidir.
- Felsefe, insanı ve evreni bir bütün halinde kavramaya çalışır.
- Felsefe, bir bilin değildir ancak bütün bilimler felsefeden doğmuştur.
- Felsefenin yöntemi her zaman için bilinçli, tutarlı, sistemli bir düşünme yöntemidir.
- Felsefi sistemler kendi içerisinde tutarlıdır. Fakat genel- geçer bir niteliğe sahip değildirler.

            ***** FELSEFEDEN İNCİ TANELER*****

  1)-   EKŞİK KALAN GÜNLER       
Aksakallı bir bilge kişiye, bir dost ziyaretinde selam ve hal hatırdan sonra,

"Neler yapıyorsunuz?" diye sorulduğunda şu cevabı vermiş:

"Eksik kalan günlerimizi tamamlamaya çalışıyoruz efendim.

1-İnsanoğlu yaşamı boyunca bir sınav içerisindedir. İlkin kendisine karşı olan sorumluluğunu yerine getirerek sınıfı geçer ikinci ailesine, çocuklarına, anne babasına, kolu komşusuna, çevresine, mahallesine ve ülkesine karşı olan sorumlulukların yerine getirdiyse artık emekliye ayrılmış demektir. İşte asıl eksik kalan günler belki burada başlar tamamlanmaya

                Burada iki nokta önemli geride kalan eksikleri tamamlamak ve yarın gideceği yer içinde vereceği cevaplarla kendini hazırlamaktır. Hepimiz bir gün gelir gideceğimiz öbür dünya için kalan günleri en iyi şekilde tamamlamayı bekleriz. Her geçen gün ne kadar gecikmiş olsa bile,kalan günler eksikleri tamamlamaya yeter.

2)-DAHA ÖNCE TATTIKLARI İÇİN

Bir bilgeye sormuşlar:

"Bazı ihtiyarlar, neden gençlerden daha çok dünyaya hırs göstermektedirler?"

Bilge kişi onlara şu cevabı verir:

"O ihtiyarlar gençlerin daha henüz tatmadığı dünya lezzetlerini tattıkları için..."

               

2-Evet yaş ilerledikçe her insanoğlu o günün koşul ve şartlarına kendini hazırlıyor. Her geçen gün kendini bir gün sonra gelen güne hazırlıyor. Acıyı tatmadan tatlının tadını anlamak mümkün değildir.

3)-HASTANIN YEMEĞİ

Lokman Hekim'e:

"Hastamıza ne yedirelim?"diye sorduklarında,şu cevabı vermiş:

"Acı söz yedirmeyin de,ne yese olur."

               

3- Hasta insanlar genelde moral, motivasyon, ilgi ve alaka beklerler Allah kimseyi hasta  etmesin. Dil yarası en ağır yaradır, çünkü dermanı yoktur.

4)-YENGEÇ İLE ANNESİ

"Neden böyle yan yan yürüyorsun yavrum!" diye sorar anne yengeç yavrusuna ve arkasından da ekler:

"Düzgün yürüsene!"

"Pekala, anne! der yavru yengeç,"Sen önümden düzgün yürü,ben seni takip ederim."

               

4- Aynaya bak kendini gör ve Görünen köy kılavuz istemez.

5)-DEVASIZ DERT

İbn-i Sina'ya,

"Dünyada devası olmayan bir dert var mı?" diye sorduklarında ondan şu cevabı almışlar:

"Derdin devasızı,iyinin kötüye muhtaç olmasıdır."

               

5-Her derdin mutlaka bir dermanı vardır. Yeter ki o dertten kurtulmak için o azmi ve gayreti göstermek gerek, dermansız dert Allahın vermiş olduğu derttir.

6)-EDEB

Hz. Lokman’a:

"Edebi kimden öğrendin?"diye sormuşlar. Şu cevabı vermiş:

"Edensizlerden."

               

6- Kötüden iyiyi, cahilden bilgini okumuştan okumamışı, çirkinden güzeli öğreniriz. Mutlaka her şeyin bir karşılığı vardır. Bunları yan yana getirdiğimizde aradaki fark kendiliğinden ortaya çıkar.

7)-İNSAN

"İnsan, kainata hakim bir varlıktır" diyen felsefe öğretmenine,öğrencilerinden biri,şu cevabı vermiş:

"Tansiyonuna bile hakim olamayan insan,kainata nasıl hakim olur?"

               

7- Dünyada bilim alanında kullanılan teknoloji insan beyninin bir çeyreği kadardır. Gerisini siz düşünün.

8)-NAMUSLU OLMANIN YOLU

Antisthenes'e,

"Namuslu olmanın yolu nedir?" diye sorduklarında şu cevabı verir:

"Seni yakından tanıyanlara, ne gibi hatalarının olduğunu sormaktır."   

8- Her şeyin yerine duygudaşlık yaparak kendini koymak, sanırım gereken cevabı daha sağlıklı verebiliriz.

9)-GERÇEK ÜSTÜNLÜK

Atinalı Solon’a ,

"Senin bilginin diğer insanların sahip olduğu bilgilere üstünlüğü nedir? diye sorduklarında;

"Sahip olduğum bilginin çok az olduğunu bilmemdir" diye cevap verir.

               

9- Hiçbir zaman şunu unutmamalıyız bizden bilgili insan vardır ve bizim bu insandan mutlaka öğreneceğimiz bir şeyler vardır. Ne kendimizi herkesten üstün görme nede alçakta görmeliyiz.

10)-VİCDAN

Zalim ve gaddar hükümdarlardan biri,bir filozofa,

"Vicdan neye derler?" diye sormuş.

Filozof,

"Senin bilmediğin ve sana lazım olmayan şeye derler." Demiş

               

10- (1)Okuma yazması olmayan bir insana şu mektubu oku demektir. (2) Her insanda merhamet duygusu vardır, ancak merhamet duyguları körelmiş bir insandan vicdan aramaya benzer.

11)-İYİ YÜZME BİLMEK

Çalımlı bir eda ile herkesten daha iyi yüzdüğünü iddia eden birine,filozof Aristippus şunları söylemiş:

"En küçük balıkların bile sahip olduğu bir meziyetten dolayı kendine bir pay, bir şeref mi çıkartıyorsun?"

               

11- her kim en iyi benim diyorsa mutlaka yanılıyor benden iyileri vardır ve böyle düşünmek insanı en iyisine ulaşmak için mücadeleye zorlar.

12)-HAYAT

Talebelerinden biri Konfüçyüs'e,

"Ölüm nedir?" diye sorduğunda, Konfüçyüs’ün cevabı şu olmuş:

"Hayat hakkında ne biliyorsun ki, sana ölümden bahsedeyim."

 

                12- Bugün neye yaşadığını anlamayan bir insandan öbür dünyayı sormanın ne anlamı var. Gözleri görmeyen bir insana aynada kendine bak demektir.

13)-HAYVANLARDAN EN ŞİDDETLİ ISIRAN

Diyojen'e,

"Hayvanlardan en şiddetli ısıran hangisidir? diye sorarlar.

"Vahşi hayvanlardan,insanın gıyabında konuşanlar;ehli hayvanlardan ise,dalkavuklar" diye cevap verir.

               

13- Canlı varlıkların en akıllısı ve en acımasızı insandır. İnsanoğlu aklı ve beyni ile yeryüzünde yapamadığı hiçbir şey yoktur.

14)-YOKSULLUK

Bir bilgeye,

"Yoksulluk kaç gün sürer?" diye sorduklarında,

"Kırk gün" diye cevap vermiş.

"Peki" demişler,"Kırk günden sonra ne olur?"

Gayet sakin cevap vermiş.

"Alışırsınız."

               

14- Ne yazık ki toplum olarak aynıyız. Her ne olursa olsun üç gün sonra alışırız 40 gün beklemeye gerek yok, üç gün sonra hiç bir şey olmamış gibi davranırız.

15)-DOSTLUKLA DÜŞMANLIK

Namık Kemal'e bir arkadaşı,

"Sizin en samimi dostunuzla en şiddetli düşmanınız kimdir? diye sormuş.

Namık Kemal,

"İnsanın en samimi dostu da, en şiddetli düşmanı da kendisidir" diye cevap vermiş.

               

15- Yaratılan canlı varlıkların en akıllısı insandır. Yeryüzünde her ne yapıyorsa art niyet olmadığı müddetçe insanlığın geleceği için yapıyordur. İyi veya kötü şunu unutma senin senden ne iyi dostun ne de düşmanın vardır her şey sensin.

16)-KÜTÜKLER İÇİN KESKİN BALTA

Sözlerinin sivriliğiyle tanınan bir bilge kişiye,yakınları,

"İfadeleriniz çok ağır geliyor,insanlar bazen kaldıramıyorlar efendim" dediklerinde şu cevabı vermiş:

"Kütükler için keskin balta gerekir."

               

16- İnsana laf anlatmak deveye hendeği atlatmak kadar zordur. Sabit fikirli olmak cehaletin ta kendisidir. Onun için her zaman her yerde sözü geldiğinde yeri zamanı gözetleyerek gereken lafı söylemek doğru olanıdır. Çok boş konuşmak yerine iki kelime ile mesajı vermeye çalışmak en iyisidir.

17)-SÖZÜ ANLAMAK VE ANLATMAK

Bir filozofa,

"Dünyada en zor şey nedir?" diye sorarlar.

"Sözdür" diye cevap verir filozof.

"Neden?" diye sorduklarında:

"Çünkü anlamak da zordur, anlatmakta" der.

               

17- Doğru söz yılanı deliğinden çıkarır. Söz vardır söylenmesi gerekir söz vardır yutulması gerekir. Önemli olan söylenecek olan sözü doğru yerde ve zamanda söylemektir.

18)-ŞANSA İNANMAK

Bir filozofa sormuşlar:

"Şansa inanır mısınız?"

Filozof:

"Evet.Yoksa sevmediğim insanların başarısını neyle açıklardım?"

               

18- Şans kadar tecrübe ve deneyim de önemlidir. Her şeyi şansa bırakırsan doğru olmaz, bazen risk almakta kaçınılmaz.

19)-ZAMANSIZ SORU

Zamanını ilme adamış çok meşgul bir bilge kişiye,"Zaman nedir?"diye sorduklarında, ondan şu cevabı almışlar:

"Şu anda zamanı anlatacak kadar zamanım yok."

               

 19- İnsanın en büyük sermayesi zamandır. Onu çok iyi değerlendirmek gerek yoksa geri dönüşü olmaz. Ne ne zaman gökyüzündeki yıldızları sayıp tamamlarsan işte o zaman, zaman kendiliğinden durmuş olur. Çünkü zamanı anlatmak kadar kimsenin zamanı olmaz. Dünkü zaman-Bugünkü zaman ve Yarınki zaman hep düşündürmüştür beni inceden inceye…

20)-ZENGİNLERİN SAHİP OLMADIKLARI ŞEYLER

Filozof Aristippus ile Kral Denys arasında şöyle bir konuşma geçer:

-Niçin filozoflar zenginleri ziyaret eder de, zenginler filozofları ziyaret etmezler?

-Çünkü filozoflar neye sahip olmadıklarını bilirler, ama zenginler neye sahip olmadıklarını bilmezler.

               

20- Bilim, teknoloji, ilim ve eğitim dünyanın her yerine gider ve kendini gitmeye mecbur kılar. Çünkü onun işi yeryüzünde her bir canlı nesnenin bulunduğu ortama girmek onu araştırmak onun gereksinimlerini karşılamak ve hizmet etmektir. Zenginlik ise kapital olan sermeyesini daha zenginleştirmektir. Biri ilmi yayar diğeri sermayesini biriktirir. Biri gerektiğinde gider diğeri kendini mecbur kılar. İşte fark bu.

21)-SEYAHAT

Biri Anaksagoras'a ,

Seyahat etmek,bulunduğunuz yerden başka bir yere gitmek midir?" diye sorar.

Filozof,

"Seyahat etmek, düşüncelerinizi değiştirmek,önyargılarınızdan kurtulmaktır."der

               

21- Seyahat etmek kelime anlamıyla bir yerden deniz, kara, hava yoluyla bir yere gitmektir. Ancak insanlar gezerken gittikleri yerlerde düşünce ve duygularını da taşıyarak, gördüklerini yaşadıklarını kendi kültürüyle yoğurarak var olan duygu ve düşüncelerini geliştirebilir. Düşündüğü ön yargılarından kurtulabilir. Çok gezen mi çok okuyan mı bilir değerlendirmesini siz yapın. İşte bazen seyahatle beraber duygu düşünce ve önyargılarımızda da değişiklikler olabilir. Yer değişikliği her zaman insanoğlunun menfaatine katkı yapacak şekilde olursa, buda yapılacak olan seyahate ayrı bir anlam katar. Her seyahat ayrı bir renktir siz hayattan renkleri aldığınız zaman geriye bom boş bir yol kalır ömrün yettiği kadar gidersin, nitekim duvarda asıllı resmi alınmış bir çerçeve gibidir.

22)-NAMUSLU OLMANIN YOLU

Antisthenes'e,

"Namuslu olmanın yolu nedir?"diye sorduklarında şu cevabı verir:

"Seni yakından tanıyanlara,ne gibi hatalarının olduğunu sormaktır."

               

22- Bana göre her insan namus kelimesin nasıl anlıyorsa kendi değerlendirmesini iki dakika düşünerek gereken cevabı verir. Namus kelimesi ahlaki yönden, dini yönden, vicdani yönden, görsel yönden ve bakış açısı yönünde her insana göre farklıdır. Onun için yorum yapıldıkça çoğunluğun ortak paydası ortaya çıkar.

23)-BÜTÜN ÖKÜZLER KORKUDAN TİTREYECEK

Pythagoras, kendi adıyla ün kazanmış olan teoremi bulduktan sonra, sevincinden yüz boğa kurban eder.

Hemşerilerinden biri bunun üzerine;

"Yeni bir gerçek bulununca, bütün öküzler korkudan titreyecekler" diye içini çeker

               

23- İnsanlar bazen sevinirken bile yanlışlıklar yapabilirler. Örneğin yukarıdaki konuda bildiğiniz gibi boğalar geleceğe hazırlanan ve onlardan daha çok faydalanılması beklenen hayvanlardır. Ben olsaydım onların yerine makbule geçecek daha yaşlı bir iki hayvan kurban ederdim.

 Sevinçleri ve mutlulukları fazla abartmamak lazım. En yakın zamanda Galatasaray ve Fenerbahçe maçının sevinci bir insanın canına mal oldu. Şimdi yüz derbide olsa yaşanan bu sevinç acılı ailenin derdine derman olurmu, asla olamaz. Çünkü ne sevinci ne de acıyı yerinde ve zamanında yaşadı. Zamansız yaşanan her şey eksik yaşanmış bir olgudur.

 

24)-GERÇEK ÜSTÜNLÜK

Atinalı Solon'a,

"Senin bilginin diğer insanların sahip olduğu bilgilere üstünlüğü nedir?"diye sorduklarında;

"Sahip olduğum bilginin çok az olduğunu bilmemdir" diye cevap verir.

               

24- Buradaki ince hassas nokta ne kadar önemlidir. Çünkü bilginin sınırı yoktur. Uçsuz bucaksız bir yoldur veya bir bilgin ve âlimin bilgisinin tükendiği nokta bana göre gözlerini ebedi yokluğa kapatarak gittiği gündür. Yoksa onlar için her zaman daha eksikleri vardır. Ve öyle yaşarlar bu bana yeterlidir diye düşünmezler. Bu gün ne öğrenirim ve bu bilgilerime ne katarım diye çabalarlar.

25)-DEVLET YÖNETMEKTEN DAHA İYİ

Herakleitos,Artemis Tapınağı'na çekilerek etrafına topladığı çocuklarla oyun oynarken,Efeslilerin şaşkın bakışlarına karşı şöyle der:

"Ne bakıyorsunuz?Sizinle birlikte devlet yönetmektense,çocuklarla oyun oynamak daha iyi değil midir?

               

25- Burada iki anlam çıkartmak daha doğru olur. Birincisi ya Herakleitos mevcut devlet yöneticilerin çok iyi yönetici olduklarından dolayı bana ihtiyacınız yok dercesine memnuniyetini dile getirir. Ya da ikinci olarak bu kadar beceriksiz bir yönetimde çalışmaktansa çocuklarımla oyun oynamayı yeğlerim dercesine.

26)-BURASI BENİM SÖYLEYECEKLERİMİN YERİ DEĞİL

Kıbrıs Kralı Nikokreon'un sofrasında Sokrates,hiç konuşmadan oturur dururmuş.Neden böyle sessizce oturduğunu soracak olmuşlar.Şöyle demiş filozof:

"Burası benim söyleyeceklerimin yeri değil;burada söylenmesi gerekenleri de ben bilmiyorum;o yüzden susuyorum             

26- Her insan mutlaka konuşacağı şeyi çok iyi bilmeli ve konuştuğu konu ortama uymalı ki birbirini tamamlamalıdır. Bunlar olmadığı zaman bir kalp ve damar seminerinde futbol maçını anlatmaya benzer. İşte bir filozofun bir kralın olduğu ortamda söyleyecekleri ile söylenmesi gerekenler gibidir. Söz vardır yerinde söylenirse güzel, söz vardır yerinde söylenmemesi gerekirse güzel. Kral emir verir yapmak istediklerinin yapılmasını ister. Ama bir bilginin böyle bir şansı yok. O da verilen emri ve söyleneni yapmak zorundadır. Emir veren ve uygulayanın yan yana pek fazla konuşacakları bir şey olmaz.

27)-" MUTLULUK

Tolstoy'a,

"Nasıl mutlu olursunuz?" diye sorduklarında şu cevabı vermiş:

"Sahip olduğum şeylere sevinerek,sahip olamadıklarıma ise hiç üzülmeyerek."

               

27- Mutlu olmak istenilen sonuca varmaktır. Her çalışma bir merdiven basamağı gibidir. Her çıktığın basamak mutluluğa yaklaşmanın bir parçasıdır. Mutluluğa giden yol sonsuz bir merdiven basamağı gibidir. Her çıkılan basamak bir sevinçtir, geride kalan her basamak ise hedefe ulaşmak için çaba sarf edilmesi gereken bir gayrettir.

28)-CEZA

Büyük İskender'e,

"Falan kişiler sizin aleyhinizde konuşuyorlar; onlara gerekli cezayı verseniz de sustursanız olmaz mı?" dediklerinde,kendisinden şu cevabı almışlar:

"O zaman onlar,söyledikleri şeylerde haklı olurlar."

               

28- Her kim olursa olsun gıyabında konuşmak doğru değildir. Neden? İşte Büyük İskenderin sözü o zaman onlar söyledikleri sözlerde haklı olurlar. Senin hakkında eğer birileri konuşuyor ise konuştuğu ne olursa olsun sen tam tersini yap çünkü onu öyle mahcup ederek kendisinin senin hakkında ne kadar yanıldığını anlasın. Onunu için iyilikten zarar gelmez.

29)-İKİ KİŞİ

Xenocrates (Zenon) bir öğrencisiyle konuşuyor,o ne derse öğrencisi sürekli onaylıyormuş.Filozofun sabrı tükenmiş ve bağırmış:

"Hiç olmazsa bir kere itiraz et,başka bir fikir söyle de, iki kişi olduğumuzu anlayayım."

               

29- Her şeye evet demek insanoğlunun doğasında vardır. Özellikle Türk milleti bir neden niçin veya nasıl oldu kelimelerini sanki biraz üstümüze yük gibi geliyor. Ama sonradan işin peşine düşüyor. Yahu şöyle dedin de böyle olması gerekmiyor mu deyip kalıyoruz.

30)-YALANCININ KAZANCI

Aristo'ya sormuşlar:

"Yalan söylemekle ne kaybederiz?"

"Doğruyu söylediğiniz zaman bile, karşınızdakini inandıramamayı."

 

                30- Yalancının mumu yatsıya kadar yanar ve söner ondan sonra iş ortaya çıkar. Doğru söylemek her zaman o işe bir sıfır önde başlamak demektir. Her şeyden önce doğruyu söylemek doğruyu savunmak, doğruyu iletmek tamamıyla doğru bir artı kazanımdır ve sermayesi yoktur.

31)-HEDİYE

Bayezid-i Bestami'yi ölümünden sonra bir dostu rüyasında görür ve kendisine sorar:

"İlahi huzurda seni nasıl karşıladılar?" Beyazıd-i Bestami cevap verdi:

"Bana,'Ne getirdin?' diye sordular.Ben de dedim ki:Bir dilenci bir padişahın huzuruna çıkınca,ona 'Ne getirdin?'diye sormazlar,'Dile benden ne dilersen' derler."

Sözüme Rabbimin cevabı erişti:

"Doğru söylüyor,doğru söylüyor."

               

31- Öbür dünyada herkes kendi ameliyle hesap verir bu sorgulama sonunda isteklerine cevap verilir.

32)-FALEROS'LU DEMETRİOS'UN GENÇLERE NASİHATİ

Faleros'lu Demetrios, gençlere şu nasihatte bulunuyordu:

"Üç kimseye mutlaka saygılı olunuz:

Kendi evinizdeyken,ailenize;

Sokaktayken,gelip geçenlere;

Yalnızken,kendinize."

               

32- Bir ailenin mutluluğu o aile içinde bireylerin bir birine karşı duydukları sevgi, saygı ve birbirlerine karşı sorumluluklarıdır. Evin içinde huzurlu yaşıysan bir insan mutlaka sokakta aynı huzuru hissetmek ister. O zaman da sokaktaki insana da karşı bireyin sorumlulukları vardır. Bu yukarıdaki açıkladıklarımızla ilgili olarak her şeyden önce bunları yerine getirecek bir insanın kendisine karşı sevgi, saygı ve sorumluluğu yerine getirmek zorunluluğu vardır.

33)-BİR YUMURTA İKİ BİLGİ

Konfüçyüs bir arkadaşına şöyle der:

"Senin bir yumurtan var, benim bir yumurtam var.Sen yumurtanı bana versen,ben de yumurtamı sana versem,yine senin bir yumurtan benim de bir yumurtam olmuş  olur.Ama senin bir bilgin var,benim de bir bilgim var.Sen bilgini bana versen,benim bilgimle birlikte iki bilgim olmuş olur.Ben de bilgimi sana versem senin bilginle birlikte iki tane bilgin olmuş olur."

               

33- Bilgi paylaştıkça gelişir, büyür paylaşılmayan bilginin hiçbir anlamı yoktur. Kuru bir ağaç gibidir ve ne meyvesi ne yaprağı ne de gölgesi vardır.

34)-TEMİZLENMEK İÇİN

Diyojen bir gün hamama yıkanmak için gider.Suyun temiz olmadığını görünce,

"Burada yıkandıktan sonra,temizlenmek için nereye gitmeli?"diye sorar.

               

34-  Her şeyin kendine özgü kuralları vardır. Bazılar esnektir bazıları katıdır. Kilisede namaz kılınamayacağına göre camide de ayin yapılmaz. Herkes kendi ibadeti için kendisine uygun olan yerde gereğini yapar. Ancak burada çok ince bir nokta vardır. Her şey aslına uygun olmalıdır. Hamam hepimizin bildiği gibi yıkanmak için gidilen bir yerdir. Eğer hamamın suyu kirli ise bu demektir ki özünden ayrılmış temizlenmesi için gidilen bir yer değildir. İşte burada her gerçek kendi özüyle özdeşleşmelidir. Yoksa doğrular yavaş yavaş zemin kaybederek gerçeğinden uzaklaşır. Ya göründüğün gibi ol ya olduğun gibi görün.

35)-HÜR OLMAK

"Yeryüzünde en iyi şey nedir?"diye sorarlar Diyojen'e.O da,

"Hür olmak" diye cevap verir.

               

35- Ülkeler bağımsız olduklarında kendilerini hür zannederler. Birey huzurlu ve kendini güvende hissettiği zaman hürdür. Hayvanlar ise eziyet edilmediği zaman hürdürler. Hür olmak bir kuş kadar hafif bir nehir gibi azgın bir okyanus kadar derin ve bir nefes alırcasına gibi özgür olmaktır. Ondandır bülbülü altın kafese koymuşlar ama o yine kendini vatanını arzulamış.

36)-GÜNEŞ IŞINLARI

Temiz olmayan yerlerde oturduğu için,kendisine ileri geri söylenenlere Diyojen şu cevabı verir:

"Güneş,ışınlarıyla daha da izbe yerlere girer,ama hiçbir zaman bozulmaz."

               

36- Gittiğin yerler bulunduğun ortam hiç önemli değildir. Eğer sen kendinden eminsen kendine güvenin varsa bulunduğun yerde de insanlar için yararlı bir çalışma yapıyorsan seninle ilgili yorumu olanlar sadece söyledikleriyle kalırlar. Kişinin ağzından çıkan lafa bakma sen o lafı söyleyen kişiye bak, hangi ortama girersen gir eğer söylenenler biri birini tamamlıyorsa sen ona bakacaksın. Önemli olan burada sende bir güneş ışını gibi hiçbir zaman bozulmamaya bak.

37)-FAZİLETİN RENGİ

Utancından yüzü kızaran bir delikanlıya Diyojen şöyle demiştir:

"Aferin,işte faziletin rengi budur!"

 

37- Fazilet büyüklüktür. Alçak gönüllülüktür yanlış yapmayandır. Doğru ve mükemmelliliği savunur haksızdan yana olmaz sorumluluk taşır haksızlığa boyun eğmez haksızın yanında yer almaz doğruyu savunur doğrudan vaz geçmez iste size faziletin rengi

38)-BOŞ EV

Yakışıklı ve iyi giyimli bir gençle tanışan Diyojen,bu gencin son derece ahmakça sözler söylediğini görür.

Kendisine bu genç hakkındaki fikrini soranlara şu cevabı verir:

"Muhteşem bir ev. Fakat içinde kimse yok, yani bomboş."

 

38- Varlıklı olursun saraylarda oturursun çok iyi elbiseler giyersin bilim adamı olursun eğer paylaşım yoksa yalnız başına bir hiçsin neden biliyor musunuz? Bilim isen insanlara ışık ol. Varlıklı isen insanlara yardımcı ol ve ol ki insanlar senin giydiğin elbisenin rengine markasına değil o elbisenin içindekinin kim olduğuna bakarlar. Ve değerlendirirler onun için muhteşem bir ev almana gerer yok o evin içinde adam gibi adam ol, yeter.

39)-DÜNYADA EN FENA HAL

Diyojen'e,

"Dünyada en fena hal nedir? diye sorarlar.

"Hem ihtiyar,hem fakir olmaktır" diye cevap verir.

 

39-Allah geçinden versin herhangi bir kaza ve takdiri ilahi olmadıkça hepimizin yaşlandığı bir gerçektir insanoğlu yaşlandıkça ruh ve beyin yapıları da yaşlanıyor. Her yaşlanan insan yüzde 99 bir anne ve babadır ve şunun altını çizerek söylüyorum hiçbir anne ve babanın hakkı ödenemez ben kendimi öyle biliyorum ne kadar ödesem mutlaka bir eksimin olduğunu bilinci ile hareket ederek daha iyi yapmaya çalışacağım bir çocuğu ne kadar büyütmek eziyetli ise bir yaşlıyı memnun etmek aynıdır. Yaşlılar bizim çınar ağaçlarımızdır onların gölgesinde dinlenerek yarının plan ve projelerini sağlıklı bir şekilde yapabiliriz. Onlar bizim aynamızdır, onlara yapabileceklerimizle kendi geleceğimize zemin hazırlarız.Ve zaman geçtikçe o aynada kendi geleceğimizi görürüz.

40)-İKİ KÖLE

Makedonya Kralı Philip,bir gün oğlu İskender'in hocası olan Aristoteles'e kızar ve onu aşağılamak için,

"Ne olacak sanki?Senin yerine birköle tutar,onun oğlumla ilgilenmesini ve eğitmesini sağlarım."

Bu sözler üzerine ünlü düşünür kendinden emin bir şekilde krala,

"Evet majesteleri,iyi fikir! O zaman çok geçmeden iki köleniz olur" diye karşılık verir

 

40- Ağaç yaşken eğilir. Kuruduğu zaman eğmeye kalkarsan sadece kırarsın. Bir insanı nasıl yetiştirirsen o şekilde büyür bir bilginin eğitimi ile kendisinin hürriyeti hür olmayan bir insanın eğitimi tabii ki bir olamaz.

41)-DEĞER Mİ?

Diyojen,halkın dünya için sabahtan akşama kadar uğraştıklarını,büyük binalar yaptıklarını,çektikleri zahmet ve meşakkatleri gördükçe,

"İnsanlar,yetmiş sene değil,yedi yüz sene yaşasalardı,acaba neler yapmazlardı ki?!" dermiş.

 

41- Değer çünkü insanların yaptıkları her çalışma sonucunda ortaya çıkan her meziyet mutlaka kendi ihtiyaçlarının karşılanması içindir. Çok uzak düşünmemize gerek yok her gün yeni bir icat çıkıyor her bilim adamı kendi alanında yeni buluşlar buluyor bunların hepsi insanın geleceği ve bu dünya içindir.

42)-KORKU

Korkulu rüyadan ürkenlere Diyojen,

"Size hayret ediyorum"dermiş."Uyanık iken adım başı gördüğünüz kötü şeylere aldırış etmedğiniz halde,uykuda gördüğünüz hayali şeylerden korkuyorsunuz."

 

42- Bazen gördüğün rüyadan uyanmak istemiyorsun. Bazen de gördüğün rüyadan çabuk kurtulmak istiyor insan, sonuçta iyisi veya kötüsü uyandığın zaman bitmiştir ama günlük yaşantımızdaki tehlikelerden korkmadığımız zaman bunlar bir kartopu yumağı gibi büyüyerek devleşir önemli olan bu günlük tehlikelerin önüne geçerek bunları büyütmemek ve yok etmek için çözüm aramamız gerekir.

43)-İNSAN KİM VE NASIL İNSAN OLURUZ?

Bir bilgeye,

"Nasıl insan oluruz?" diye sormuşlar.

"Üç adım atmakla" diye vermiş bilge kişi:

"Önce sana kötülük yapanlara kötülük düşünmemen gelir; insanlığa attığın ilk adım budur...

Sana kötülük yapanlara iyilik yapabildiğin an ise, ikinci büyük adımı atar ve hakiki insan olmaya başlarsın.

Nihayet,sana iyilik yapanla kötülük yapan arasında bir fark hissetmeyecek hale geldiğin zaman insansın ve insan olursun..."

 

43- İyilik yaparken hemen karşılığını bekleme sana kötülük yapana. Ona karşı asla kin besleme ve kötülüğü aklından bile geçirme sen bu iki noktada nefsine ve duyguların hâkim olduğun anda karakter ve kişiliğini birleştirdin ve ben buyum dedin. 2. Ben buyum dediğin zaman iş bittimi tabir ki hayır uygulamada göstermek lazım iste fırsat sana kötülük yapan insana ona yapacağın iyiliklerle cevap ver ki düşünen o olsun ne ektim ne biçtim zor bir soru ama adam olana gelsin Gelsin ki ben buyum dediğin uygulamada kanıtlansın. İşte üçüncü nokta ya göründüğün gibi ol  ya da olduğun gibi  görün teori ile pratiği beraber yürüttüğün zaman bir insan olduğun ve karşındakinin de bir insan olduğunu unutmayarak bir model bir lider bir alim ve bir bilge olursun. İnsanlığa yapılan her hizmet geleceğimizi biraz daha teminat altına alır. İşte ben buyum çünkü insanım diye bilelim kendimize.

44)-THALES’TEN BİR ÖĞÜT

Biri Tahles’e sorar:

-Sana göre dünyada biricik devamlı olan şey nedir?

-Ümit,diye cevap verir düşünür.Zira bizi en son bırakan budur.

-Peki,öyleyse en kolay şey nedir?diye sorulunca:

-Başkasına nasihat vermek,diye karşılık verir

 

44- Ümitti kaybetmek bir insan için son noktadır. Ümitti kaybetmek bir mahkumun idamını açıklayan hâkimin kırdığı kalemdir. Darağacına getirilmiş bir idam mahkûmunun ayakları altından alınan taburedir. Soluduğun bir nefes kadar yakındır sana sadık bir dost herkes çekilir yanından en son o uluşmadık der sana ve bir şey yapamamanın üzüntüsü ile ayrılır bir gider bir başkalarına Ümit olabilmek için bana göre ümidin tarifi siz ümidinizi her zaman yarına saklayın. Meşguliyeti olmayan insanın zamanı çok. Bu tür insanlar kibirli değillerse başkalarına yardımı severler ama kibirlerinden geçilmiyorsa tam tersi insanlara nasihat etmeyi daha makul bir görev bilirler. Türk toplumunda bu yaygındır. Deriz ki yahu kardeşim nasihat edeceğine para ver iş ver aş ver. Bunları boş ver sen önce nasihati dinle karnın bununla doyar Allah ta rızkını verir.

 

 

Saygılarımla: Ali rıza Tarğay****

Yazara ait son 10 makalele
UMUDUN ADİ OLMAK.
BÜYÜK ADAM OLMAK.
SENİ NASIL ANLATA BİLSEM SENİ HINISIM.
YORGUN VE DARGINIM
BENİ BİR DOST OLARAK HATIRLA
EĞER SEVİYORSAN KARŞINDAKİNE İFADE ET.
AH -KEŞKE-DEMEK ÇOK GEÇ
GÜZEL SÖZ ALTINDIR PASLANMAZ.
HAYATTA FARK YARATMAK
FELSEFE NEDİR VE ÖZELİKLERİ
Yorum Yaz - Yorumlar
Toplam 0 yorum yapılmıştır.
 ‹ 
 › 

ÇOK OKUNANLAR
SON YORUMLAR



Hınıs'ın çehresini değiştiren sebepler hangisidir?

45.9%

21.4%

17.5%

9.5%

5.7%


Erzurum Hınıs ilçesi paylaşım ve bilgi portalıdır. Fotoğraflar ve videolar ayrıca tüm köylerimiz hakkında bilgiyi HınısınSesi.com da bulabilirsiniz
Hınıs'ın Sesi - Erzurum Hınıs ilçesi paylaşım ve bilgi portalı
Hınıs'ın Köyleri
Hınıs'ın Genel Durumu
Hınıs'ta Eğitim
Hınıs'ta Sosyal Yaşantı ve Konut
Hınıs'ın Ekonomik Durumu
Hınıs'ta Altyapı ve Ulaşım
Hınıs'ın Coğrafi Yapısı ve İklimi
Hınıs'ın Tarihi Eserleri ve Turistik Yerleri
Hınıs'ın Tarihi
Acarköy
Akbayır
Akçamelik
Akgelin
Akgöze
Akören
Alaca
Alagöz
Alınkiri (Abdalan)
Alınteri
Altınpınar
Arpadere
Avcılar
Başköy
Bayırköy
Bellitaş(Herami)
Beyyurdu(Begordi)
Çakmak
Çamurlu
Çatak
Çilligöl
Dağçayırı
Demirci
Derince
Dervişali
Dibekli
Dikili
Divanhüseyin
Elmadalı
Erbeyli(Tirkiş)
Erduran
Erence
Esenli
Göller(Kahgik)
Güllüçimen
Gürçayır
Güzeldere
Halilçavuş
Hayran
Ilıcak(Germik)
İsmail
Kalecik
Karaağaç
Karabudak
Karamolla(Kerimelle)
Kazancı
Ketenci
Kızılahmet
Kızmusa
Kongur
Meydanköy
Mezraa
Mollacelil
Mollakulaç
Mutluca
Ortaköy
Ovaçevirme
Ovakozlu
Parmaksız
Pınarköy
Şahabattinköy
Şahverdi
Şalgamköy
Saltepe
Sıldız
Söğütlü
Sultanlı
Suvaran
Tanır
Tapuköy
Taşbulak
Tellitepe
Tipideresi
Toprakkale
Toraman
Ulucayır
Ünlüce
Uyanık
Yamanlar
Yaylakonak
Yelpiz
Yeniköy
Yeşilyazı
Yolüstü(Arus)