-


Ziyaretçi Defteri Yaz

NADİR DOĞAN 09.05.2014 14:25:00
HINIS IN AŞAĞI KAYABAŞI MAHALLESİNDEN HACI ZEYNEL ABİDİN OĞLU, HACI ZEKİ CEYHAN İZMİR ŞİRİNYER DE VEFAT ETMİŞTİR. KENDİSİNE TANRIDAN RAHMET AKRABA DOST VE HEMŞERİLERİNE BAŞSAĞLIĞI DİLERİZ. DOĞAN AİLESİ
GAZİ BİNGÖL 20.03.2014 23:11:54
UYAN UYAN BERKİM Göz yaşım sel oldu,dinmiyor. Ayrılık acısı , içime sinmiyor Ciğerim kor olmuş sönmiyor Berki in ayrılığına, inamiyor Genç yaşında kara toprak oldun Taze bir gül idin sararıp soldun Ey yiğidim yüreğime yol oldun Kalbimizin derinliklerine sel oldun Genç ölüm yüreği, kor gibi dağlar Yıllar geçse de, gözlerim ağlar Yaşınla yüreğim, karalar bağlar Senin kederin ,dağı taşı aşar Ansızın dünyaya yumdu gözünü Bu dünyada bitmez hüznü Odlara yandırdı canı özümü. Ey insan kaybettik kara gözlümü Hepsi bizim canımız ,sokakta ,,görevde Hepsi insan ekmek, emek ,peşinde Neden biz siz ayırımı ,zararı hepimize Hiç bir can ölmesin ,boğar bizi hüzne GAZİ BİNGÖL
kadim Görer 19.03.2014 09:48:09

Belediye Başkanı ve muhtarlık yarışına giren bütün Hınıslı Hemşerilerime başarılar dilerim,İzmir Çiğli de Burhan Kaya Hocama, bayraklı Onur mahallesinde Amca Oğlu hüseyin Görer'e ve konya Ereğli Orhaniye'de iki Hınıslı hemşerilerime ayrıca başarılar diler inşallah muzzafer olursunuz saygılar selamlar,,,,

kadim Görer 11.03.2014 17:28:44
Sevgili Hınıslı Hemşerilerim, Arpa deresi Köyünden olup Malatya da ikamet eden. sayın Ali Rıza Cantekin 06.03.2014 Günü Hakkın Rahmetine kavuşmuştur. Tüm kederli ailesine baş sağlığı dileriz..
mahfuz demir 10.03.2014 14:12:23
Sitenizde Bingölün Solhan İlçesinden yıllar/asırlar önce Hınısa yerleşen birilerinden bahsediliyor. bu kişiler hakkında bilgi istiyorum. bende solhanlıyım. solhanın o yılları&tarihini bu kişilerden öğrenebiliriz. yardımcı olmanızı bekliyorum. mail: mahfuzdemir@windowslive.com http://www.hinisinsesi.com/KOYLER.asp?SYF=tarihce&KOYID=40
GAZİ BİNGÖL 14.02.2014 01:30:20

Senden istemiştim bir tane dilek, Yapmışım cahillik çok görme felek, Hayatta koymadın bir kere gülek,  İsyankar eyledin bu kulu felek

Kime derdim açsam gülüp geçiyor Canım dediklerim benden kaçıyor Sanki ömrüm bitmiş kefen biçiyor İsyankar eyledin bu kulu felek Sarardı gül benzim döndü gazele Meylim konmuş idi tek bir mecale Dalımda yaprağım döndü gazele İsyankar eyledin bu kulu felek Seherde uyandım ben dua ile Kimsem yok ki akan gözyaşım sile Bülbül bile artık konmuyor güle İsyankar eyledin bu kulu felek Ben bir karınca bile incitmedim felek omuzlarımdan hiç inmedin Hayata ,yüzü gülene imrendim isyankar eyledin bu kulu felek hayvana acıdım, onları can bildim insanlara acıdım, kendimi gördüm çiçeğe kıyamadım , nefes bildim isyankar eyledin bu kulu felek

cemil obay 04.02.2014 17:30:00
Başta hayran köyü olmak üzere bütün hınısın köylerine sevgi ve saygılarımı iletirim
GAZİ BİNGÖL 13.01.2014 03:24:58
OLMAZ Irmak olma gözümün yaşı çağla sanda bendin olmaz ara bulki seni sende bulamasan kendin olmaz insan isen hak yoluna kemlik düşünme kuluna açan gonca gül dalına eremez sen rengin olmaz ömrünü yaz kış etme arif isen kin tutma kendini yüksekte gözetme inemezsen dengin olmaz GAZİ BİNGÖL
GAZİ BİNGÖL 31.12.2013 02:04:04
KARA GÖZLÜM Karagözlüm açık sözlüm Elmacık yanaklı sırma yüzlüm Sürme çekmiş kem gözlüm Neredesin ceylan gözlüm Tez elden ,oldun gelin Ardı sıra gözlerinde aktı selin Özledim seni gittin gideli Neredesin ceylan gözlüm Garip elde oldum işçi Evde hem aşçı hem temizlikçi Çabuk öğrendin zora karşı direnci Neredesin ceylan gözlüm Genç yaşta yüklendin yükü Hiç unutmadın geçmişi dünü Ders aldın geçmişinden saydın büyüğünü Neredesin ceylan gözlüm Kaybettin yareni dağladı sinemi ni Oldun dertli divani gezgini Gam keder bastı yüreğini Neredesin ceylan gözlüm Hiç yılmadın göğüs gerdin Bıkmadan çocuklarına sevgi aşşıladın Asla onları hiç üzmedin Neredesin ceylan gözlüm Tehlikelere oldun taştan duvar Annelikte gözlerinden aktı yaşlar Yavrular sarmaşık sen onlara çınar Sarıldıkça, sarıldılar , doyasıya kadar Neredesin ceylan gözlüm Bitmez oldu sılan gurbet ellerden Çalıştın çabaladın, gençliğin gitti elden Yaradanım beni düşürme elden Neredesin ceylan gözlüm
Dikran AYDIN 27.12.2013 11:27:07
Türkiye Cumhuriyeti çok büyük bir Devlet çok büyük bir Millet topluluğunu sahiptir.
Benim beynime kimse hakaret edemez bu ülkenin Başbakanı olsa bile çünkü istifalar ,görevden almalar ,istifalar durduk yere olmaz bir sıkıntı olsa gerek bir yanlışlık ,bir dolandırıcılık söz konusu olmuş olabilir ancak hatalar biz insan evladı içindir düşüne biliyorsak varız demektir denmiştir onun için sancılı bir dönem ben vur abalıya demiyorum ancak o kadar boşu boşuna yatan yargılanan ve iftira atılan mahkumlar varki önce bir arka bahçemize yargıya dikkat etmemiz lazım yargı mensuplarına arka bahçe demek istemiyorum ancak bir dıkıntı silsilesi mevcut gibi görünüyor .
Madem geçmişte bu tür hatalar oldu neden dile getirmediniz Sayın Ecevit ,Sayın Baykal zan altında kaldılar suçlandılar komplo hepimiz için var demek benim için senin için bu nedenle kontrollü hareket etmemiz lazım massi zarar ortada manevi zarar çabası Sayın Başbakan istifa edin seçime gidin Genel ve Yerel seçimler bir arada olsun çünkü sizin ve ülnenin buna ihtiyacı var .
Bana kalırsa böyle yapın didinmeyin belki kazanırsınız çünkü Halk alışkın yine size oy verecektir topluma göre yönetimler oluşur ne kadar şerbet o kadar nabız pardon oy onun için çağdaşlık muasır medeniyet bizim neyimize kasa doldurmak varken  yada mevki güç iktidar hırsı varken aizler ne adaletten bahsedebilirsiniz nede Hz. ÖMER adalletini uygulayabilirsiniz .
Ben Dikran AYDIN olarak tam teşekküllü bir adalet ,yargı,yasama ve yürütme Anayasasınas ihtiyaç var demek istiyorum keşke bunlar olmasa benim vekilim ,benim komutanım,benim avukatım ,benim KCK,lı kardeşlerim içeride olmasa keşke gazetecilerin hür olması sağlansa bu şu demek toplumsal bir barışa ihtiyacımız var savaşmak yerine sevişsek bayram havasını hayatın her anında hissetsek ve hissettirsek tabiki gerçekten suçlular var ise adalet yerini bulacaktır ne olur Sayın Başbakanım yoruldum bu karışıklığı izlemekten.
Lütfen istifa edin.....................
GAZİ BİNGÖL 27.12.2013 00:04:36
Kimi insanların hakiki dostları dört duvar arasında oluşan gölgeleridir. Kimileri için de en gerçek dost; iyi günde, kötü günde, yanıbaşlarında olan kişilerdir. Gerçek dost herşeyden önce güvenli ve dürüst olanlardır. Dürüstlük ilkesinden kopmayandır.
DİKRAN AYDIN 25.12.2013 18:46:01
Yurdum insanı gördünüz keser döndü sap döndü Sayın Başbakan anlatıyor Menderese ,Ecevite,Baykala, komplo yapıldı şimdimi görüyorsun yukardakiler sayın kişiler idi ama siz ne dediniz hep suçladınız ordumuzda öyle değilmi demedikmi bizim bizden başka dostumuz yok anlatmadıkmı bakalım yargı ne diyecek sayın Başbakan onun için dikkatli olmak gerek .
GAZİ BİNGÖL 24.12.2013 21:23:17
ONURLU HAYAT İnsan oğlunun hayatında inişler ve çıkışlar vardır.Bu inişler ve çıkışları yaşamak zorundadır.Kimileri bu yola dikenli yollar da der!Bu yollar da kalmadan yürümelidir. Yaşamak her canlının en tabii hakkıdır.Cenab-ı Allah her canlıyı (bitki,hayvan,insan olsun) bir amaç için yaratmıştır.Her canlının dünya da bir görevi vardır.Bu görev yerine getirilirken değişik taktikler,metotlar ve çalışmalar uygular.Yapılan iş ya da çalışma birine zarar verirken, diğerinin hayatını kurtarır ve o canlının uzun süre sağlıklı yaşamasını sağlar. Önemli olan insanın doğması,yaşaması ve günü tamam olunca ölmesidir. Bir de bu hayatı sürdürürken,sağlıklı geçirmesi ve onuruyla ölmesidir. Yılan sürünür,kartal uçar,aslan yürür.İnsan denen canlı varlık ise bunların üstünde yaratılmış,kutsal sayılan bir canlıdır.Kendisine zeka verilen ve bunu en başarılı şekilde kullanabilen yüce bir varlıktır. Bura da söz konusu olan insanın hayatıdır.İnsan hayatını sürdürürken binlerce çeşit engellerle karşılaşır.Mutlu olduğumuz, sevindiğimiz günlerimiz olduğu gibi hasta olduğunuz, kaza geçirdiğimiz ve çok üzüldüğümüz günlerimiz de vardır. Öyle ya da böyle hayat akıp gidiyor.Zamanı kimse durduramıyor.Önemli olan sıra ile yorum yaptığımız sözleri yaşamaktır.Nedir bu güzel sözler? —İnsan onur(uy)la doğar! —Onur(uy)la yaşar! — Ve Onur(uy)la da ölür!
GAZİ BİNGÖL 23.12.2013 19:57:00
00:33 Özlem duyduğum hayata doğru yol almışken ne güzeldir acı çekmek, aç kalmak susuz, uykusuz kalmak…… Başladım yürüyorum özlediğim hayatı veya yaşamak istediğim hayatı yaşamak için; herşey yolunda olmasa her şeyin yoluna gireceği kesindir an oluyor umutsuzluğa, sonsuzluğa kapılıyoruz bu hepimiz de olan bişeydir; fakat burada önemli olan etken yönümüzü asla umuttan, başarıdan, zaferden ayırmamak! İşlerin en kötü gittiği andır zaferi geleceği…. Sakın ola vazgeçmeyin zafer yakındır durmadan, usanmadan, umutsuzluğa kapılmadan yürüyün, yürüyün bi an koştuğunuzu fark edeceksiniz. Hayatta iz bırakmak istiyorsanız acı çekecek yorgun ve uykusuz kalacaksınız, hiçbir başarı hiç kimseye altın tepsilerde sunulmadı, sunulmayacak! Evet peki biz yaşamak istediğimiz hayatı yaşamak için, hayallerimiz, sevdamız, aşkımız için; neylerimizden ödün veriyoruz, neylerimizden vazgeçiyoruz veya vazgeçeceğiz. Kaç gece uykusuz kalıyorsunuz; bunlar olmuyorsa yaşamak istediğiniz veya ulaşmak istediğiniz her ne varsa buna erişemeyeceksiniz eğer gerçekten bir şeyler elde etmek istiyorsanız bedel ödemek zorundasınız, dünya da iz bırakan insanlara bakın, neler çektiklerini hangi zorlulara katlandıklarını neler yaşadıklarını…. Siz de hayatta iz bırakmak istiyorsanız bazı bedeller ödemek durumundasınız! Hadi şimdi hedeflerimize daha sıkı sarılma zamanı, şimdi daha fazla çalışma zamanı! Şimdi yaşamak istediğiniz hayata yol alırken daha fazla çalışma, daha fazla uykusuz, susuz, aç ve red edilme zamanı! Her zamankinden çok kendinize güvenme, inanma zamanı; çünkü siz başarıya yaklaştıkça önünüze set koyanlar engel olmak isteyen insanlar artacak sizde bu engelleri aştıkça başarıya, yaşamak istediğiniz hayatı yaşamaya bir adım daha yaklaşacaksınız. Hadi içindeki devi uyandır ve asla hayallerinden vazgeçme kimsenin de beynine çöp dökmesine izin verme unutma ki bu hayat senin hayatın bu hayatı sen yaşayacaksın, beynine çöp dökenler abaca yarın dara düştüğünde kiranı, telefon faturanı ödeyecekler mi ? Hayır, o halde sana yaşamak istediğin hayatı yaşatacak insanları dinle ve onlar ne yapıyorlar, nerde yaşıyorlar, hangi ortamlarda bulunuyorlarsa sizde orda bulunun! Akıllı olun bu hayat sizin hayatınız! Kimsenin sizin hayatınıza el uzatmasına izin vermeyin; yoksa yarın kendi değil onların hayatını yaşarsınız ve ‘’kendiniz’’ olmaktan çıkarsınız. Siz, siz olun kendiniz olun!
GAZİ BİNGÖL 23.12.2013 19:52:43
00:36 SEVGİYLE , SAYGIYLA, DOSTLUKLA ...(1) Sevgiyle başlıyorum yine sözlerime :)) Merhaba ... Sevgi,saygı ve dostluk adına yazılacak öylesine çok şeyler var ki, en güzeli , (1) demek olacak tı... Mutlaka devamı gelecek çünkü.Bir yazıyla bitirebilmek ne mümkün .. Sevgi, öylesine bir duygu ki, gerçek anlamda seviyorsa insan, o sevgi, karşılıksızca bile olsa, asla azalmıyor, değişmiyor, bitmiyor. Sevilen insanın sevgiye karşılık vermesi beklentisi, daha doğrusu verilen sevginin karşılığında benzer biçimde sevgi alınması beklentisiyle sevmek, Sevmek değil aslında..Yanıltıcı bir duygu olduğunu düşünüyorum o duygunun...Gerçek sevgi, gerçekten sevmek çok daha başka bir duygu...Öyle de olmalı zaten... Elbette ki sevdikçe sevilir insan.Sevgiyi önce vermeyi bilmek gerek, alabilmek için de.Bunlar da gerçek.Ancak, "al gülüm ver gülüm" misali, karşılığını alabilmek gibi bir amaca yönelik sevmek, yani, beklentili sevmek, çogu zaman, karşılıklı sevgi ve duygular bittiğinde, o iki insanın, birbirini hiç tanımamışçasına yabancı, ve uzak iki insan olarak kalmasına yol açıyor...Bu son derecede saçma bir durum aslında.Anlatmak istediğim de bu.Önce arkadaş, dost olmalı iki insan.Birlikte paylaşabildiklerii bir çok güzellikler olmalı.Birlikte mutlu hissedebilmek, birlikte uzun saatlerce sohbet edebilmek, zaman geçirebilmek.Kısacası birbirinin arkadaşlığı ve dostluğunu sevmek.Gerekli olan bu aslında...Sevgili, yalnızca romantik duygularla heyecanlar yaşatan, yaşatması gereken insan değildir, olmamalıdır ki zaten. Gerçek sevgilerde, sevda da, aşk ta ; o iki insan , birbirinin en iyi, en yakın arkadaşı, en iyi , en gerçek dostu’ dur... Romantizm den başka, ne denli önemli güzelliklerin birlikte paylaşılabildiğini düşünebiliyor musunuz? O iki insan, asla iki yabancı haline gelmeyeceklerdir...Birbirini dinleyen, birbirini anlayan, birlikte olmaktan, zaman geçirmekten mutlu olan iki insan ... Ve, sonrasında, sevgi, saygı, güven... Kalıcı ve mutlulukların yaşandığı birlikteliklerin temeli böyle oluşturulmalı diye düşünüyorum... Sevgi ve saygıyla ...
GAZİ BİNGÖL 22.12.2013 08:51:49
ne efendiyim ne paşayım nede beyim ne verirlerse şükür edenlerden biriyim Şu dünyanın hali böyle gitmez bilirim Bu kafayla çok sürünürüm Geri kalmışlık benim kaderimiz olamaz Benim halkım, onurludur horlanamaz Bu çirkeflik neden bir türlü durdurulamaz Her cefa vatandaşa ,fatura edilemez Barış, kardeşlik, sevgi olmalı tüm düşüncelere açık olunmalı Doğusu, güneyi,kuzeyi,batısı Ağıdı, hoyratı, bozlağı,deyişi BENİM MEMLEKETİM VAZ GEÇİLMEZ ZENGİNLİĞİ
GAZİ BİNGÖL 20.12.2013 21:09:30
KALKINMA KÖYDEN BAŞLAR Atalarımız kalkınma köyden başlar demişler ama seneler geçmiş tam aksi uygulamalar yapıla gelmiştir. Hiçbir zaman hiçbir siyasi iktidar bu yolda faaliyet maalesef göstermemiştir. O büyük insan ATATÜRK insanların efendisi köylüdür demiş ama onun ebediyete intikali ile hepsi unutulmuş, hor görülen, üçüncü sınıf halk olarak mahrumiyetler içinde yaşamaya bırakılmıştır. Her türlü sosyal,ekonomik,eğitim,ulaşım,barınma,insanca yaşama,ısınma,sağlık,alt yapı eksikliği ve imarsızlık gibi temel ihtiyaçlarından mahrum bırakılarak yaşamaya mahkum edilmiştir. Şehirlinin,siyasetçinin,bürokratın,tüccarın işi düştüğü zaman aranan kesimler olmuştur köy ve köylümüz. Köylerimiz kalkınmıyor.Maalesef geriliyor ve batıyor. Terk edilmiş viraneleşmiş bir manzara görümünde. Yurt dışında işçisi yoğun olan bazı köylerimizdeki barınma için yapılan ve on bir ay kapalı duran binaları saymazsak.Köyden şehre göçler daha iyi yaşam koşulları arzusu köylerimizin hızla boşalmasını ve tarımın yok olmasına doğru sürüklendiğimizin habercisi gibi. Bazı istatistik hesaplamalar 40 milyon nüfus köylerde yani 4 milyon aile tarımla geçimini sağlıyor. Bunun % 90 nı fakru zaruret içinde yaşıyor.İşte bu kesim maliyet hesabı nedir,tarım ve üretimde çeşitlilik verimlilik hesabı yapmadan atalarından gördüğü ve edindiği tecrübeleri ile bu işleri yapıyor. Ailesini miras yolu ile ve başka sebeplerle parçalanarak küçülmüş arazilerle ancak geçinebileceği üretimi sağlamaya çalışıyor. Köylünün köyünde ikametine devam etmesinin sağlanması için acil önlemlerin alınması zaruridir.Köylerde aşırı alt yapı eksikliği vardır.Eğitim kurumları yetersizdir.Taşımalı eğitim uygulaması gibi bir ucube icat edildi. Eğitim köylünün ayağında ucuza ve kaliteli olarak verilmelidir Haberleşme ve ulaşım eksiklikleri hat safhadadır.Gerek köy içi ve köyün şehre olan bağlantı yolları kalitesiz , bakımsız ve uygunsuz haldedir. Sağlık sorunları köylerimiz için bu asırda halen çözümlenmemiştir. Hastaların, doğumluların, gerekli kontrollerin, halk sağlığı uygulamalarının tam yapılmadığı sağlık kuruluşlarının merkezlerde toplanması,merkezlerin köye uzaklığı hem pahalı maliyet hem güçlükler arz etmektedir.Her köye sağlık evi veya ocağı meselesi çözümlenememiş, mevcutları ise ya kapalı ya kadrosuzluktan faaliyet göstermemektedir.Köy mezarlıklarının hali perişan vaziyettedir. Hiçbir köyümüzün doğru dürüst bir yerleşim veya imar planı yoktur. İl özel idarelerinin asli görevleri arasında olan bu işler maalesef hiç yapılmamaktadır. İşleri ve görevleri nedir o da bir muamma zaten. Bu imar planı olmadığı içindir ki köylerimizin yapılanması ve yerleşim görüntüsü gayri iptidaidir. En öncelikli eksiklik bence bu dur. Toki denilen kuruluş kasaba ve şehirlere binalar yaparak köyden şehre göçü hızlandırmaktadır. Öncelikle köylü ailelerin yaşam ve ihtiyaçlarına uygun evler yapmak ve plan projeler üreterek köylüyü köyde ikamet etmesini sağlamalıdır. Yani Toki şehre değil köylerimize evler yaparak kalkınmayı köylerden başlatıp göçü önlemelidir.Köylüyü köyüne bağlamalıdır.Çünkü bu asırda köylüler gayri sıhhi ve ilkel barınaklarda yaşamaktadır. Hatta bazılarına ev,barınak demek bile mümkün değildir. Köy muhtarlıklarının (İhtiyar Heyetinin) doğru dürüst bir bütçesi ve gelir kaynakları bile yoktur. Bazıları ancak korucu ücretini zor karşılar durumdadır.İl Özel İdareleri köy bütçelerine ve kalkınmalarına, temel yatırımlarına acilen katılmalıdır. Kasaba ve şehir belediyelerine nüfus oranlarına göre gider vergilerinden pay veren İller Bankası madem kalkınma köyden başlar düsturu doğrultusunda köylerimize de nüfus oranlarına göre % üzerinden pay vermelidir. Köylülerimizi her bakımından bu kelimeyi kullanacağım( SÖMÜREN ) kasaba veya şehir halkı ve belediyeleri bağlı olan köylerin yol ,sokaklarının düzeltilmesi, ağaçlandırılması gibi işlerinin hallinde ellerindeki teknik araçve elamanları ile yardımcı olmaları gerekliliğine inanıyorum. Köy muhtarlıklarının da bu konuda biran evvel girişimde bulunmaları sadece mühür basan heyet olmamaları gerekir. Gerek İl Özel İdareleri gerekse Belediye olan merkezler ve Görüşü ne olursa olsun siyasi tavrını bir tarafa bırakıp siyasi otoriteye değil halkına tarafsız hizmet etmeyi ön plana almalıdır. Bilhassa valilerimiz devletin valisi olduğunu bilmeli.Siyasi otoritenin emir eri olmadıklarını oy için erzak ve bazı eşya dağıtımlarında ayırım  yapmadan halkına hizmeti şiar edinmelidir. Maalesef bazı kaymakamlarımızda masalarından kalkıp halkın içine inmeli onları ve köylerin sorunlarını tesbit ve izalesine katkı sağlamalıdır. Bu gün bir inceleme yapsak valiliği ve kaymakamlığı süresinde kaldığı kasaba veya vilayette hiç gitmediği,sorunlarını ve adını dahi bilmediği köylerimiz bildiğinin % 90 nı teşkil eder. Böyle hizmet böyle görev anlayışı ile kalkınma ve gelişme olabilirmi. Bütün bunları yanında köy muhtar ve azalarına köyünün sorunlarını gidermek ve çözmek için çok çalışmaları gerekir. Bırakınız mühür muhtarı olmayı. Her kapıyı çalınız.Her ilgili dairenin kapısını aşındırınız.Atak ve cesur olunuz. Siz devleti temsil ediyorsunuz. Tuttuğunu koparan diye bir söz vardır. İşte tuttuğunu koparanlar köyüne hizmet ediyor. Yoksa oturan devlet dairelerinin kapısını dahi bilmeyenler değil.
Erol KAPUKAYA 13.12.2013 10:48:30
ALEVİ ERKANINDA BİRLİK CEMİ CANIM ERENLERE KURBAN SERİM MEYDANDA MEYDANDA İKRARIM EZELDEN KADİM CANIM MEYDANDA MEYDANDA YANARIM YOKTUR DUMANIM GÖNLÜMDE YOKTUR GÜMANIM AL MALIM BAGIŞLA CANIM VARIM MEYDANDA MEYDANDA KELLEMİ KOLTUGMA ALDIM KAN ETTİM KAPINA GELDİM ETTİĞİME PİŞMAN OLDUM DARIM MEYDANDA MEYDANDA MÜNKİR RAKİPTEN KAÇIN MÜMİNİM VALLAH HAK İÇİN BÜLBÜLÜM BİR GÜL İÇİN ZARIM MEYDANDA MEYDANDA GERÇEK OLAN OLUR GANİ GANİ OLANDA OLUR VELİ NESİMİYEM YÜZÜN BENİ DERİM MEYDANDA MEYDANDA Birliğin oldugu yerde dirlik vardır. Dirliğin oldugu yerde sevgi vardır. Sevginin oldugu yerde hak aşkı vardır. Sevginin oldugu yerde mutluluk vardır. Peki nedir Birlik Cemi. Alevi Toplumu 1400.Yıldır Ehlibeytin üce değerleriyle yaşayarak Cem erkanlarında İnançlarını içra ederek semah döer barış için. Çrağ uyandırır aydınlık için lokma sunar rızalık için. eğer inanmaz isen Oku Kutsal kuranı bu değerleri göreceksin Allah için... BU YOL ERENLERİNDİR ÇARKA GİRENLERİNDİR CEME EGRİLER GİRMEZ DOGRU GELENLERİNDİR Asırlardır Alevi Halkı zulme,baskıya,şiddete onca kıyıma göğüs germiş,Pir Sultan Abdalın Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan söyleyişini kendilerine ikrar edinmişler ve zalıma boyun eğmemişlerdir. Hz. Muhammedi rehber, Aliyi mürşit, Hüseyni pir bilmişlerdir. Selam olsun Muhammedi rehber edenlere Selam olsun Ali mürşit şah diyenlere Selam olsun Postumuzun piri hz. Hüseyine... Yunus Emremiz bir dörtlügünde Dünyada kavgaların olması için değil, barış için geldik,sevmek için geldik diyor ve devam ediyordu. Elif okuduk ötürü pazar eyledik götürü yaradılmışı severiz yaradandan ötürü diyordu. Biz Aleviler birlik kapısına baglanmışız.Cemde pir darında aklanırız.akı karadan,yanlışı dogrudan,helalı haramdan ayırırız.rızasız kimseleri Cemimize almayız,lokmamıza kazancını katmayız.biz önce Kendi ailemizle,sonra toplumumuzda ve daha sonrada ülke birlik beraberliğimize katkı sunarız. Alevi dedeleri İnancımızın öğretmenleridir onlar,ki kültürümüzün Alevi islam inancımızın barış güvercinidir. Dedelerimiz Anadoluyu karış,karış dolanmış uzak yakın talıbine ulaşmış,Aleviyim diyebilmenin korkusu yaşanılan o günlerde Dedelerimiz talibine Cemini erkanını yaşatmış, kimliğimiz üzerine onca baskıya rağmen hızırpaşalardan yezit ve ulamadan asla korkmamışlar Yolumuza sahip çıkmışlar. Selam olsun Yoluna hizmet eden dedelerimize Selam olsun Ulu Pirlerimize. Kurban İbrahim Peygamberden kalmış.uzun yıllar evladı olmayan Halil ibrahim. Yarabbi bir evlat ver sana kurban edem dediğinde Cenabı Allah Cömerttir. İbrahime bir evlat verir.Cocugun adını ismail koyarlar yıllar sonra Yüce Hak ibrahimin rüyasına girmekte ve ben sana evlat verdim sen kurbanı geciktirmedesin denilmektedir.İsmail yedi yaşındadır.Babası durumu oglu ile paylaşır.yavrucagım seni rabbimden isterken bana bir evlat ver oun sana kurban edem dileğinde bulunmuştum,şimdiyse rabbim seni benden istemektedir. İsmail babasına sarılır ve babacıgım hak yoluna bu Can kurban olsun dediğinde. bu güzel davranış Cenabı Hakka ayen olur İbrahimin gönül odagında bir sevinç oluşur. Ya ibarhim oglun İsmaille senin dileğiniz kabul oldu ve kaldır ismaili sakalak koç kurban geldi deniliyordu Bizlerde adagımızın dileğimizin kabulu için Allah rızası için kurban keseriz. Kurban Haktan gelmiş İbrahimin dileğiymiş rabbim ismaili vermiş yaradan güzel eylemiş Alevi geleneginde bir çok kurban vardır.Asıl kurban, kişi özünü kurban etmelidir.tıpki hz.hüseyin gibi. Hüseyin Kerbelanın kurbanı değilmidir. Kurbanları sıralayacak olursak.Bayram kurbanı,müsahip kurbanı,aşure kurbanı,asker kurbanı,türbe adak kurbanı- Birey bu kurbanları tek başına kesebilir. Ama iki kurban vardır,ki Toplumumuzla birlikte paylaşılır. bunlardan bir tanesi Birlik kurbanıdır,bu kurbanla toplumsal barış sağlanır bu kurban sadece yedi kapı komşuyladır. Birde Abdal musa kurbanı vardır, Abdal musa kurbanı ise yaşadıgımız bir yılın bereketli zaman dilimi olmsının adıdır. Yüce Kuranı Kerim Kul Hakkını sorgulamaktadır.kulun kulda hakkı varise versin buyurmaktadır. Bizim Cemlerimizde yedi kapı komşu hakkı, üç adım yol hakkı ve bir yudum su hakkının razılıgı alınmaktadır. Rızalık bireye mahsustur.Kişi gönül kırmamalı,kırdıgı kimseden özür dileyici olmalı,ağlattıgını güldürmeli,yıktıgı varsa onarmalı pir darına,hak didarına arnı açık olarak çıkmalıdır. Anadolumuzun ulu pirlerinden Hubyar Derviş Lokmayı layık olana yediriniz buyurmaktadır. Kul kuldan razı olursa Cenabı Hakta Cümle kullarından razı olacaktır. Dağ ne kadar yüce olursa olsun yol üzerinden geçer. Hz Hüseyin benim yolumda aga,bey yok herkes hak katında birdir der. Hünkar Hacı Bektaş Velimizde Dogruluk dost kapısıdır diye ikrar eder. Birliği bozanları,ikrarında durmayanları,eşini suçsuz yere boşayanları,borcuna sadık kalmayanları. Alevi erkanı Ceme almamıştır. Ne zamana dek suçuna göre cezasını çekip kendi dedesi önünde dar olup,kurban kesip yedi kapı komşusunu davet edip kendi evinde aklanıncaya dek. GÜZEL AŞIK CEVRİMİZİ ÇEKEMEZSİN DEMEDİMMİ BU BİR RIZA LOKMASIDIR YİYEMEZSİN DEMEDİMMİ Alevi İslam inancı ikrara baglıdır.İkrar söz verme anlamındadır.Kişinin Cenabı Allahı kendisine şahit utatrak her türlü kötülüklerden uzak kalacagına sözde değil özde yaradana baglılığıdır. Başka bir anlamda ise Elesti bezminde kedi özünün derinliklerinde,ki hak aşkıdır. İnancımız gereği yer ve göklerde ikrar üzerine durmaktadır. Hz Muhammed ben güzel ahlak binasının temeliyim der. Hz. Ali ise Aklı gibi mal,iyi huy gibi dost,edep gibi miras ve İlim gibi şeref olmaz diye ifade ederi Biz Aleviler. Duş altında yıkanmakla ter kokusunu giderip gittiğimiz Ceeme, erkana,düğüne,bayrama,işe okula temiz gidip kimseyi rahatsız etmeyiz. Ayrıca İnancımız gereği kul beşerdir hata işler sultan olansa bagışlar ikrarıyla. yılda bir kez Birlik Ceminde, dedemizin sohbet,öğüt,güzel ahlak barış,hoşgörülü sözlerine eyvallah demekle gönlümüzde kine,nefrete,şiddete,ver vermeyiz.içi temiz olmayanı dıştan pekte temiz kabul etmeyiz. Böyle buyuruyor hz. Hüseyin onursal insan vede pirimiz... Hararet nardadır sacda değildir keramet baştadır tacda değildir her ne ararisen sen kendinde ara kusüste mekkede hacda değildir. Alevi Toplumu kendi İnancında kopmamalı,Cemini,erkanını yaşamalı,yılda birkez Birlik kurbanı ve abdal musa kurbanı, Hızır Cemleriye İnançlarını gelecek kuşaklara taşımalıdır. Selam olsun yolumuza hizmet edenlere selam olsun menfaat çıkar gözetmeyene selam olsun yezide boyun eğmeyene. Hubyar Ocagı Dedesi Erol Kapukaya Sevgi ve saygılarımla Gsm : 0535 313 27 29
recep pola 27.11.2013 16:32:07

merhaba hınısın sesi ben burhan köyunde yaşamaktayim yazdıgınız bilgiler ve yayınladıgınız fotografları bizzat kendim çektim ve sunu paylaşmışsınız.. Bu haber www.hinisinsesi.com sitesinin dışında kaynak gösterilmeden yayımlanması yasaktır. siz bizden izin aldınızmı ki sitemize girip yazdıklarımızı aliyorsunuz....


YÖNETİMDEN YANIT:

Çok Değerli hemşerim öncelikle bu güzel eleştirine saygı duyuyorum. Biz köyler için yaptığımız çalışmaları izine tabi olarak yaparız. Kaynak bilgisinin sahibi kim ise onunla mutlaka görüşünü alırız.. Farz edelim ki sizin köyün resimlerinin kaynağı siz peki siz kendi köyünüzün resimlerini dünyaya tanıtmaya tanıtmayı istemez misiniz. Onu da bırakalım www.hinisinsesi.com  Burhan köyü ne verdiği değeri orada öğretmenlik ve müdürlük yapanlara sorabilirsiniz. www.hinisinsesi.com için tüm köyler çok değerlidir. Ve ilk köylerle ilgili bilgilerin yayınlanmasından zamanın www.hinis.net  in yayınlamasında ve oluşturulmasından benim ve Erman AKYÜZ tarafından dile getirildi. Onun için Burhan Köyü de diğer tüm köyler için www.hinisinsesi.com için çok değerlidir. Resimler eğer size ait ise resimleri silebilirim veya kaynak olarak siz ne isterseniz yazabilirim. Ama şu gerçeği unutmayalım ki yapılan hizmet Burahn köyün tanıtımına yönelik yapılmıştır. Bundan daha güzel hizmette olamaz... saygı ile kalın. Burhan KAYA

roni 21.11.2013 01:56:03
yerel secimler öncesi.özellikle izmirdeki kongur dernegininin tutumundan dolayi kiniyorum.  secim calismalarini kendi bölgeleri uzerinde yogunlastirmalini ,baska bir ilce yada  bölgedeki  olur olmaz  cok icerigi Düzgün olmayan kurumlarla is birligini,sonlandirmalidir.ricam     bütün kongurlular  bu durumu tartismalilardir,kongur xinisin bir köyüdür ve öyle kalacaktir,
Yeter durukan 10.08.2013 01:02:40
Selamlar olsun ben mehmet karabulut kizi yeter durukan belcikadan herkese cok selamlar olsun butun erzurum ve hinis halkinin bayramini kutluyorum !!!
Engin Parlak 08.08.2013 23:36:55

Selamu aleyküm değerli hemşerilerim, Karaçobanlı bir kardeşiniz olarak, İstanbul Maltepe'de ikamet etmekteyim. Hınıs'ın Karaçoban'a nazaran dahada gelişmiş olması ve benzer sebeplerle Hınıs'ta bir konut satın almak istiyorum. Yalnız maddi imkanlarım kısıtlı,sormak istediğim bir husus var. Bu Varto, Hınıs depremi nedeniyle afetzedeler için yapılan konutlar  faaliyettemi ve fiyatları ne kadar, bilgisi olan cevap verirse sevinirim. Sağlıcakla kalın. Allah nasip ederse 2 gün sonar sıla-i Rahim nedeniyle oradayım.

0543 864 59 69 Engin.

A.Baki Duman 08.08.2013 04:34:17
YAŞAMINIZ BAYRAM GİBİ OLSUN Sevinç ve muhabbetin dorukta olduğu,kötülüklerin zindanlara haps edildiği,kainatın yaratıcısı Yüce Mevlaya şükürlerin bol olduğu,dargınlıkların unutulduğu,insanların kucaklaşıp barıştığı,kardeşçe birbirlerine sarıldığı,milli ve dini duyguların,inançların,örf ve adetlerin uygulandığı bir toplumda millet olma şuurunun şelillendiği,kuvvetlendiği bayramlar,kainatın Yaratıcısı ve alemlerin Rabbi Yüce Allaha sonzuz şükürler olsun,yaşamayı ve yaşatmayı nasip eylesin. Bereketiyle,bolluğuyla,sağlıkla,birlik ve beraberlikle yüce millstimizi ve tüm islam alemini şereflendiren,onurlandıran mübarek Ramazan bayramınızı en kalbi duygularımla kutlar,hayırlara vesile olmasını Cenabı haktan niyaz ederim. Tüm hayatıniz bayram gibi olması dilegi ile kalın sağlıkla...
haydar kazgan 07.08.2013 17:21:46

tüm hınıslı kardeşlerimin ramazan bayramını en içten dileklerimle kutlar mutluluklar dilerim

 

A.Baki Duman 04.08.2013 04:41:33
KADİR GECESİ Soranız afiyetli,paraniz bereketli,kararlarınız isabetli,yuvanız muhabbetli,kalbiniz merhametli,bedeniniz sıhhatli,yüzünüz mutlu,aile fertleriniz sağliklı ve uzun ömürlü mübarek KADİR geceniz kutlu olsun.
781 kayıttan 26 ile 50 arası gösterilmektedir.
İlk Önceki Sonraki Son
 ‹ 
 › 

ÇOK OKUNANLAR
SON YORUMLAR



Hınıs'ın çehresini değiştiren sebepler hangisidir?

45.9%

21.4%

17.5%

9.5%

5.7%


Erzurum Hınıs ilçesi paylaşım ve bilgi portalıdır. Fotoğraflar ve videolar ayrıca tüm köylerimiz hakkında bilgiyi HınısınSesi.com da bulabilirsiniz
Hınıs'ın Sesi - Erzurum Hınıs ilçesi paylaşım ve bilgi portalı
Hınıs'ın Köyleri
Hınıs'ın Genel Durumu
Hınıs'ta Eğitim
Hınıs'ta Sosyal Yaşantı ve Konut
Hınıs'ın Ekonomik Durumu
Hınıs'ta Altyapı ve Ulaşım
Hınıs'ın Coğrafi Yapısı ve İklimi
Hınıs'ın Tarihi Eserleri ve Turistik Yerleri
Hınıs'ın Tarihi
Acarköy
Akbayır
Akçamelik
Akgelin
Akgöze
Akören
Alaca
Alagöz
Alınkiri (Abdalan)
Alınteri
Altınpınar
Arpadere
Avcılar
Başköy
Bayırköy
Bellitaş(Herami)
Beyyurdu(Begordi)
Çakmak
Çamurlu
Çatak
Çilligöl
Dağçayırı
Demirci
Derince
Dervişali
Dibekli
Dikili
Divanhüseyin
Elmadalı
Erbeyli(Tirkiş)
Erduran
Erence
Esenli
Göller(Kahgik)
Güllüçimen
Gürçayır
Güzeldere
Halilçavuş
Hayran
Ilıcak(Germik)
İsmail
Kalecik
Karaağaç
Karabudak
Karamolla(Kerimelle)
Kazancı
Ketenci
Kızılahmet
Kızmusa
Kongur
Meydanköy
Mezraa
Mollacelil
Mollakulaç
Mutluca
Ortaköy
Ovaçevirme
Ovakozlu
Parmaksız
Pınarköy
Şahabattinköy
Şahverdi
Şalgamköy
Saltepe
Sıldız
Söğütlü
Sultanlı
Suvaran
Tanır
Tapuköy
Taşbulak
Tellitepe
Tipideresi
Toprakkale
Toraman
Ulucayır
Ünlüce
Uyanık
Yamanlar
Yaylakonak
Yelpiz
Yeniköy
Yeşilyazı
Yolüstü(Arus)